Haber Olay | Gerçek Haber https://www.haberolay.net/ Türkiye ve dünyadan en son haberler, ekonomi, spor, teknoloji ve magazin gündemi anlık olarak burada! Son dakika gelişmeleri, sıcak haberler ve uzman analizleriyle güncel kalın. Politika, sağlık, hava durumu ve finans gibi önemli başlıkları kaçırmayın. Hemen tıklayın ve gündemi yakından takip edin! Günlük haber özetleri ve detaylı içerikler için bizi takip etmeye devam edin. tr BM Raporu Uyardı: Türkiye 2030’da Ciddi Kuraklıkla Karşı Karşıya Dünya https://www.haberolay.net/haber/bm-raporu-uyardi-turkiye-2030da-ciddi-kuraklikla-karsi-karsiya-34966 https://www.haberolay.net/haber/bm-raporu-uyardi-turkiye-2030da-ciddi-kuraklikla-karsi-karsiya-34966 AKDENİZ’DE SICAKLIKLAR ARTIYOR, YAĞIŞLAR AZALIYOR

Raporda, Akdeniz bölgesinin iklim değişikliğinin merkezlerinden biri haline geldiği vurgulanırken, sıcaklık artışları ve yağışlardaki düşüş dikkat çekici bulgular arasında yer aldı. 1950’lerden bu yana kuraklıkların sıklığı ve etkisinin hızla arttığı belirtilen çalışmada, bölge sıcaklıklarının 2050’ye kadar 2-3 derece, 2100’e kadar ise 3-5 derece artması bekleniyor.

TÜRKİYE’DE ÇÖLLEŞME RİSKİ YÜZDE 88

Türkiye’ye özel bir bölüm ayrılan raporda, ülkenin yüzde 88’inin çölleşme riskiyle karşı karşıya olduğu ifade edildi. Türkiye’nin yarı kurak iklim yapısı ve toprak parçalanmasına yatkınlığı nedeniyle kuraklıktan etkilenme potansiyeli en yüksek ülkelerden biri olduğu vurgulandı. 21. yüzyılın sonunda yağışların yüzde 30 oranında azalacağı, batı ve güney bölgelerde sıcaklıkların 4-5 derece artacağı öngörülüyor.

TÜRKİYE “SU FAKİRİ” OLMA RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA

OECD verilerine göre 2019’da su sıkıntısı yaşayan ülkeler arasında yer alan Türkiye, 2030 itibarıyla “su fakiri” ülke kategorisine girme riski taşıyor. Bu durum, nüfusun ve tarım alanlarının yüzde 80’inin kuraklık tehdidi altında olabileceği anlamına geliyor. Raporda, 2023 yılında yaşanan kuraklığın özellikle tarım sektöründe etkilerinin hâlâ sürdüğü belirtiliyor. Türkiye’de su kaynaklarının yüzde 75’i tarımda kullanılıyor.

2025 OCAK AYI SON 24 YILIN EN KURAK DÖNEMİ

2025 yılının Ocak ayı, son 24 yılın en kurak Ocak ayı olarak kayıtlara geçti. Güneydoğu Anadolu Bölgesi, ortalama yağışın yalnızca yüzde 6’sını alırken diğer bölgelerde bu oran yüzde 30’u geçemedi.

UZMANLARDAN “YOL HARİTASI” ÇAĞRISI

Türkiye Su Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Lütfi Akca, iklim değişikliği tehdidine karşı alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı:

? Tüm sektörlerde suyun etkin ve verimli kullanımı

? Baraj, göl ve sulak alanların su depolama kapasitelerinin artırılması

? Yeraltı su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi

? İçme suyu sistemlerindeki kayıpların %25 seviyelerine çekilmesi

? Tarımda sulama verimliliğinin %50’den %75’e çıkarılması

? Sanayide temiz üretim teknolojilerinin kullanımı

☀️ Güneş enerjili sistemlerin baraj ve göl yüzeylerine kurulmasıyla buharlaşma kayıplarının azaltılması

Prof. Dr. Akca, bu önlemlerle Türkiye’nin değişen iklime uyum sağlayabileceğini ve su kaynaklarını daha sürdürülebilir şekilde yönetebileceğini belirtti.

 

 

Kaynak: Millî Gazete

]]>
Tue, 15 Jul 2025 12:06:00 +0300
İsrail Ordusunun Gazeteciye Saldırısı: 210. Ölü, Uluslararası Tepki Artıyor Dünya https://www.haberolay.net/haber/israil-ordusunun-gazeteciye-saldirisi-210-olu-uluslararasi-tepki-artiyor-34712 https://www.haberolay.net/haber/israil-ordusunun-gazeteciye-saldirisi-210-olu-uluslararasi-tepki-artiyor-34712 İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde gerçekleştirdiği saldırılar devam ediyor ve son olarak, Gazze'nin güneyinde yer alan Nasır Hastanesi yakınlarında, gazetecilerin kaldığı bir çadır hedef alındı. Han Yunus kentinde düzenlenen bu saldırı sonucunda, tanınmış gazeteci Hilmi el-Fakavi hayatını kaybetti. Ayrıca, saldırı sırasında çok sayıda gazeteci de yaralandı.

İsrail ordusunun Gazze'deki şiddetini artırdığı bu dönemde, öldürülen gazetecilerin sayısı 210’a yükseldi. Bu saldırılar, özellikle sivil ve gazetecilere yönelik artan saldırılarla birlikte, dünya genelinde büyük bir tepkiye yol açtı. Uluslararası camia, İsrail'in bu tür barbarca saldırılarını kınarken, gazetecilerin savaş bölgelerinde dahi korunması gerektiği yönündeki çağrılar daha da güçleniyor.

Gazetecilerin, yaşadıkları bölgedeki gerçekleri halka aktarma görevlerini yerine getirirken bu tür saldırılara hedef olmaları, basın özgürlüğü ve insan hakları açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor. İnsan hakları örgütleri, uluslararası hukuk çerçevesinde, sivillerin ve gazetecilerin korunması gerektiğine dair sert açıklamalar yaparken, Birleşmiş Milletler ve diğer küresel kurumların bu olaylara yönelik somut adımlar atması talep ediliyor.

İsrail'in Gazze'deki sivil katliamları ve gazeteci ölümleri, dünya çapında büyük bir infiale yol açmış ve bölgedeki savaşın boyutları giderek daha da derinleşmiştir. Bu süreçte, uluslararası toplumun daha fazla sorumluluk alması, saldırıları kınamakla kalmayıp, bu tür şiddet olaylarının önüne geçecek adımlar atması elzemdir. Gazze'deki insani dramın sona ermesi ve bölgedeki barışın sağlanabilmesi için uluslararası baskının artması gerektiği aşikardır.

]]>
Tue, 08 Apr 2025 15:07:00 +0300
Miniklerden Yüreklere Dokunan Bağış Kampanyası Dünya https://www.haberolay.net/haber/miniklerden-yureklere-dokunan-bagis-kampanyasi-34708 https://www.haberolay.net/haber/miniklerden-yureklere-dokunan-bagis-kampanyasi-34708 Şanlıurfa Siverek İlçe Müftülüğüne bağlı bir Kur'an kursu öğrencisi olan Yusuf Akay, topladığı harçlıkları İlçe Müftülüğüne teslim etti. Bağış, Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Siverek Şubesi aracılığıyla Gazze'ye ulaştırılmak üzere gönderildi.

Benzer bir iyilik hareketi Viranşehir ilçesinde de gerçekleşti. İbrahim Güneş 4-6 Yaş Kur'an kursu öğrencileri, Gazze'deki ihtiyaç sahiplerine destek olabilmek için biriktirdikleri harçlıkları İlçe Müftüsü Mahmut Kaya'ya teslim etti.

Miniklerin bu duyarlı davranışı toplumun her kesiminden takdir topladı. Küçük yaşlarına rağmen büyük bir farkındalık gösteren çocuklar, bağışladıkları harçlıklarla yürekleri ısıttı.

Bu anlamlı bağış hareketi, hem yardımseverliğin önemini bir kez daha vurguladı hem de küçük yaşlarda kazandırılan sosyal sorumluluk bilincinin örnek bir yansıması oldu.

]]>
Mon, 07 Apr 2025 10:07:00 +0300
"Guterres'ten Filistin İçin Kalıcı Barış ve İki Devletli Çözüm Çağrısı" Dünya https://www.haberolay.net/haber/guterresten-filistin-icin-kalici-baris-ve-iki-devletli-cozum-cagrisi-34285 https://www.haberolay.net/haber/guterresten-filistin-icin-kalici-baris-ve-iki-devletli-cozum-cagrisi-34285 Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Filistin halkının temel haklarının ihlal edilmesine dikkat çekerek, kalıcı bir ateşkesin sağlanması ve iki devletli çözümün uygulanması gerektiğini belirtti. Guterres, Gazze’deki insani felakete karşı uluslararası toplumdan daha fazla yardım talep etti.

Filistin Halkının Devredilemez Haklarının Kullanılması Komitesi’nin 2025 oturumunun açılışında konuşan Guterres, Filistin halkının temel haklarının ihlal edilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Kalıcı bir barışın ancak bağımsız bir Filistin Devleti’nin, Gazze’nin de içinde olduğu bir şekilde kurulmasıyla mümkün olabileceğini söyledi. Guterres, bu barışın temeline insani yardımların artırılması ve ateşkesin kalıcı hale getirilmesinin konulması gerektiğini belirtti.

Filistin’deki insani kriz giderek daha karmaşık bir hal alıyor. Guterres, 7 Ekim'deki Hamas saldırılarının hiçbir şekilde haklı gösterilemeyeceğini ancak Gazze’deki büyük yıkımın da aynı şekilde kabul edilemez olduğunu ifade etti. Gazze'deki can kaybı 50 bini bulmuşken, altyapı büyük oranda tahrip olmuş ve halk açlık ile hastalıkla mücadele ediyor. Ayrıca, eğitim alamayan çocuklar ve evsiz kalan ailelerin Filistin halkının geleceği için ciddi bir tehlike oluşturduğuna dikkat çekildi.

Ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılması için Mısır, Katar ve ABD’nin yürüttüğü diplomatik çabalar takdir edilmekle birlikte, Guterres, geçici anlaşmaların yeterli olmadığını ve kalıcı bir barış için daha köklü adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

BM’nin insani yardımlarının sorunsuz ve sürdürülebilir şekilde bölgeye ulaştırılması için uluslararası desteğe ihtiyaç duyulduğunu belirten Guterres, BM'nin bölgedeki eğitim ve sağlık hizmetlerini güçlendirebilmesi için daha fazla finansal destek çağrısında bulundu. Yardımların engellenmeden bölgeye ulaşabilmesi için üye devletlerin bu konuda üzerine düşeni yapması gerektiğini söyledi.

Uluslararası hukuka saygının önemine değinen Guterres, "Etnik temizlikten kaçınılması şarttır" diyerek, bölgede gerilimi artıracak her türlü eylemin önlenmesi gerektiğini ifade etti. Doğu Kudüs ve Batı Şeria’daki İsrailli yerleşimcilerin şiddetinin arttığını belirterek, bu tür ihlallerin acilen durdurulması gerektiğini söyledi.

Filistin ve İsrail arasında kalıcı barış sağlanabilmesi için, iki halkın bir arada barış içinde yaşayabileceği bir çözümün sağlanması gerektiğini belirten Guterres, bu çözümün Gazze’nin de içinde yer aldığı bağımsız bir Filistin Devleti'nin kurulmasını gerektirdiğini söyledi. Ayrıca, Gazze'nin yeniden inşası sürecinde Filistin Yönetimi'nin güçlü ve birleşik bir yapıya kavuşturulmasının hayati önemde olduğunu vurguladı ve uluslararası toplumdan bu sürece katkı sağlamalarını istedi.

Guterres, uluslararası topluma Filistin halkının haklarını güvence altına alacak kalıcı çözümler için daha fazla destek çağrısında bulundu. BM’nin barış, güvenlik ve Filistin halkının devredilemez haklarına olan kararlılığını yineleyen Guterres, Komiteye bu hedeflere verdiği kesintisiz desteğinden ötürü teşekkür etti.

 

]]>
Thu, 06 Feb 2025 01:47:00 +0300
Washington'da Uçak ve Askeri Helikopter Çarpıştı: 18 Kişi Hayatını Kaybetti Dünya https://www.haberolay.net/haber/washingtonda-ucak-ve-askeri-helikopter-carpisti-18-kisi-hayatini-kaybetti-34185 https://www.haberolay.net/haber/washingtonda-ucak-ve-askeri-helikopter-carpisti-18-kisi-hayatini-kaybetti-34185 Uçakta 60 yolcu ve 4 mürettebat bulunurken, helikopterde 3 asker vardı. Şu ana kadar yapılan aramalarda 18 kişinin cansız bedenine ulaşıldı, ancak henüz kurtarılan kimse olmadı. Olayın ardından yapılan ilk incelemelerde, herhangi bir terör saldırısı veya suç unsuru bulunmadığı belirtildi.

 

Federal Havacılık İdaresi, kazanın Reagan Havalimanı yakınlarında, piste yaklaşan American Airlines’a ait uçağın Sikorsky H-60 tipi bir helikopterle çarpışması sonucu yaşandığını duyurdu. Uçak Kansas’tan kalkmış ve 5342 sefer sayılı uçuşu yapıyordu. Helikopterin eğitim uçuşunda olduğu ve mürettebatının VIP personel taşımadığı belirtildi. Kaza sonrasında, hem Federal Havacılık İdaresi hem de Ulusal Ulaştırma Güvenliği Kurulu olayla ilgili soruşturma başlattı.

 

Kazanın ardından, havaalanında acil durum nedeniyle uçuşlar durduruldu. FBI, olayla ilgili olarak suç veya terörizmle ilgili herhangi bir bulguya rastlanmadığını açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump, kazayı yakından takip ettiğini ve hayatını kaybedenler için dua ettiğini söyledi. Ayrıca Trump, kontrol kulesini eleştirerek, helikopterin uçağa yaklaşırken neden önlem almadığını sorguladı ve bu tür kazaların önlenmesi gerektiğine dikkat çekti.

]]>
Thu, 30 Jan 2025 10:01:00 +0300
Hamas ve İsrail arasında ateşkes ilanı! Hamas'tan son dakika açıklaması Dünya https://www.haberolay.net/haber/hamas-ve-israil-arasinda-ateskes-ilani-hamastan-son-dakika-aciklamasi-30078 https://www.haberolay.net/haber/hamas-ve-israil-arasinda-ateskes-ilani-hamastan-son-dakika-aciklamasi-30078 Hamas ve İsrail arasında ateşkes ilanı! Hamas'tan son dakika açıklaması

Hamas'tan yapılan yazılı açıklamada, Katar ve Mısır'ın ara buluculuğundaki uzun müzakere süreci sonunda İsrail ile geçici ateşkes anlaşmasına varıldığı belirtildi. Katar yönetimi, "İsrail ile Hamas arasındaki çatışmalara verilecek insani aranın" ne zaman başlayacağının 24 saat içinde duyurulacağını açıkladı

ESİR TAKASI ANLAŞMASI

Anlaşmaya göre, "50 İsrailli esire karşılık İsrail hapishanelerindeki 150 Filistinlinin serbest bırakılacağı", bunların her iki taraftan 19 yaş altı kadın ve çocuklardan oluşacağı belirtildi.

Ateşkes ilan edildi! Ancak İsrail'in kirli planı deşifre oldu

ATEŞKES 4 GÜN SÜRECEK

Anlaşmaya göre, ateşkesin 4 gün süreceği ve insani yardım malzemesi ve yakıt taşıyan yüzlerce tırın Gazze Şeridi'ne gireceği, kuzey ve güneyi fark etmeksizin Gazze Şeridi'nin istisnasız her bölgesine yakıt ve yardım malzemesi taşınacağı ifade edildi.

İSRAİL SALDIRMAYACAK

Ayrıca ateşkes sürecinde Gazze Şeridi'nin güneyindeki hava trafiğinin tüm gün, kuzeyinde ise 10.00 ile 16.00 saatleri arasında günlük 6 saat durdurulacağı ifade edilen açıklamada, İsrail güçlerinin tüm Gazze Şeridi'nde kimseyi alıkoymama ve kimseye saldırmama esasına bağlı kalacağı kaydedildi.

Açıklamada, kuzeyden güneye Salahaddin Yolu boyunca insanların hareket özgürlüğünün güvenceye alınacağı vurgulandı.

İsrail'e göre, Gazze Şeridi'nde Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın elinde 239 İsrailli esir bulunuyor.

ATEŞKES NE ZAMAN BAŞLAYACAK?

Katar Dışişleri Bakanlığı, Hamas ve İsrail'in Gazze'deki çatışmalara dört gün boyunca insani bir duraklama konusunda anlaştıklarını, bunun başlangıç zamanının önümüzdeki 24 saat içinde açıklanacağını ve uzatmaya tabi olduğunu söyledi.

 

Kaynak:haber7

]]>
Wed, 22 Nov 2023 10:07:00 +0300
Rusya Devlet Başkanı Putin: Nükleer savaş tehdidi büyüyor Dünya https://www.haberolay.net/haber/rusya-devlet-baskani-putin-nukleer-savas-tehdidi-buyuyor-26223 https://www.haberolay.net/haber/rusya-devlet-baskani-putin-nukleer-savas-tehdidi-buyuyor-26223 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Sivil Toplum ve İnsan Haklarını Geliştirme Konseyi Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Donbas’ta yaşayanların insan haklarının 8 yıl boyunca ihlal edildiğini, uluslararası kuruluşların bunu görmezden geldiğini ifade etti.

Ukrayna’ya başlattıkları “özel askeri operasyon” sonrasında Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, Avrupa Konseyi ve diğer insan hakları organizasyonlarının “uyandığını” belirten Putin, “Bütün bunlar, bu yapıların tüzüklerindeki görevlerini yerine getiremeyeceğini gösterdi. Bariz önyargıları nedeniyle, Rusya bu örgütlerdeki üyeliğine son vermek zorunda kaldı.” dedi.

Dünyadaki insan hakları konusunda mevcut yaklaşımların iyi olmaktan uzak, farklı hedeflere ulaşmakta kullanıldığı için kapsamlı bir analiz gerektirdiğini kaydeden Putin, “Özellikle insan hakları doktrininin, devletlerin egemenliğini yok etmek, Batı'nın siyasi, mali, ekonomik ve ideolojik egemenliğini haklı çıkarmak için kullanıldığını görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Batılı insan hakları organizasyonlarının “Rusya’yı hiçbir şekilde var olma hakkı olmayan ikinci sınıf bir ülke olarak gördüklerini” ifade eden Putin, ulusal çıkarları için çeşitli yol ve araçlarla mücadele vereceklerini dile getirdi.

Putin, “Her şeyden önce elbette barışçıl yollara ağırlık vereceğiz. Ama geriye hiçbir şey kalmaz ise elimizdeki tüm imkanlarla kendimizi savunacağız.” diye konuştu.

Ayrıca Putin, ek seferberlik önlemleri hakkında konuşmanın anlamsız olduğunu da vurgulayarak, bugün böyle bir şeye devletin ve savunma bakanlığının ihtiyacı olmadığını kaydetti.

“Ukrayna’daki operasyon uzun sürecek”
Rus ordusunun Ukrayna’daki “özel askeri operasyonu” hakkında bilgi veren Putin, “Özel askeri operasyonun süreci elbette uzun olabilir. Yeni toprakların ortaya çıkması Rusya için önemli bir sonuç ve ciddi bir mesele.” dedi.

Nükleer savaş olasılığı ile ilgili de değerlendirmede bulunan Putin, "Nükleer savaş tehdidi büyüyor. Rusya (nükleer) ilk kullanmayacak, ilk kullanmayacaksa ikinci de olmayacak. Çünkü nükleer silahın topraklarımıza yönelik kullanılması imkanları çok sınırlıdır. Buna rağmen, savunma araçlarının kullanılması ile ilgili stratejimiz, saldırıya karşı yanıt verme etrafında kuruludur.” diye konuştu.

Putin, Rusya’nın çıldırmadığını ve nükleer silahların ne olduğunu bildiklerini vurgulayarak, Rus nükleer silahlarının diğer nükleer güce sahip ülkelerdekilerden daha ileri ve modern olduğunu dile getirdi.

“Nükleer silahı jilet gibi sallamayacağız”
Nükleer silahları “jilet gibi sallayarak dünyada dolaşmayacaklarını” ifade eden Putin, bu silahların caydırıcı olduğunu ve herkesin bunu anladığını umduğunu belirtti.

Putin, eski İngiltere Başbakanı Liz Truss’ın yaptığı gibi nükleer silah kullanma olasılığından bahsetmediklerini, sadece buna cevap olarak bazı önlemler aldıklarını aktardı.

]]>
Thu, 08 Dec 2022 08:48:00 +0300
BM, dünya nüfusunun 8 milyara ulaştığını açıkladı Dünya https://www.haberolay.net/haber/bm-dunya-nufusunun-8-milyara-ulastigini-acikladi-25875 https://www.haberolay.net/haber/bm-dunya-nufusunun-8-milyara-ulastigini-acikladi-25875 Birleşmiş Milletler Nüfus Fonunun (UNFPA), yayımladığı rapora göre, dünyanın 2030'da 8,5 milyar, 2050'de 9,7 milyar, 2100'de 10,4 milyar nüfusa ulaşacağı tahmin ediliyor.

Dünyada nüfus artışı hızı yavaşlarken, nüfusun 2100'e kadar artmaya devam etmesi bekleniyor.

1970'lerden bu yana azalan dünya nüfusundaki artış hızı, 2020'de ilk kez yüzde 1'in (yıllık) altına düştü.

Dünyanın 7 milyardan 8 milyar nüfusa yükselmesi yaklaşık 12 yıl sürerken, bir sonraki milyara ulaşmanın yaklaşık 14,5 yıl (2037'ye kadar) sürmesi bekleniyor.

Yüksek doğurganlık oranları dolayısıyla Sahra altı Afrika'daki nüfus artışının 2050'ye kadar küresel büyümenin yarısından fazlasını oluşturması öngörülüyor.

Güney Avrupa ve Doğu Asya'da nüfus azalıyor

Nüfusun giderek daha fazla ülkede azalıyor olması yeni bir gerçeklik olarak ortaya çıkarken, gelecekte aktif nüfusun azalmasıyla karşı karşıya kalan ülke sayısında artış yaşanması tahmin ediliyor.

Bugün, 1990 yılındakinden daha az nüfusa sahip 17 ülke bulunurken, bu ülkelerin hepsi Doğu Avrupa'da yer alıyor. Güney Avrupa ve Doğu Asya'da da nüfusun azaldığı bazı ülkeler bulunuyor.

Küresel olarak nüfus azalması, düşük ve giderek azalan doğurganlık oranı ile nüfus azalmasından en çok etkilenen Avrupa ülkelerindeki yüksek göç seviyelerinden kaynaklanıyor. 

Gelişen ülkelerde nüfus artışı sürüyor

Dünya nüfusunun 7 milyardan 8 milyara kadar yükseldiği sürede nüfus artışının büyük çoğunluğu, alt-orta ve düşük gelirli ülkelerde meydana gelirken, sadece 250 milyonluk artış üst-orta ve yüksek gelirli ülkelerde gerçekleşti.

Dünya nüfusuna eklenen bir sonraki 8 ila 9 milyar arası kişiden 920 milyonunun, alt-orta ve düşük gelirli ülkelerde yaşaması öngörülüyor.

Yeni 1 milyarı oluşturanların yarısı Asya'dan

Bu yıl, Çin'in nüfusunun zirveye ulaşması ve ardından azalmaya başlaması bekleniyor. Hindistan'ın 2023'te, "dünyanın en kalabalık ülkesi" olarak Çin'i geride bırakacağı tahmin ediliyor. 

BM, dünya nüfusunun 7 milyardan 8 milyara çıkarken, yeni 1 milyarı oluşturanların yarısının Asya'dan olduğunu açıkladı.

Afrika, nüfus artışının görüldüğü ikinci en büyük bölge (neredeyse 400 milyon) olurken, Afrika nüfusunun 2038'e kadar 2 milyara ulaşması bekleniyor.

Avrupa'nın gelecek dönemde nüfus artışına katkısının negatif olacağı tahmin ediliyor.

Dünya nüfusunun 7 milyardan 8 milyara ulaşmasında Hindistan, açık ara en büyük katkıyı yapan ülke olurken (177 milyon), onu sırasıyla Çin (73 milyon) ve Nijerya (60 milyon) izledi.

Nüfus artışının genel olarak yavaşlamasının, çalışma yaşındakilerin oranının artmasına neden olduğundan ekonomik büyümeyi de etkileyebileceği bekleniyor.

7 milyardan 8 milyara çıkan nüfus artışının yarısından fazlası, yetişkin nüfustaki artışa (30-64) bağlanabiliyor. Buna karşılık gelecek milyarın (8’inci ve 9’uncu milyar arasında), 400 milyonundan fazlasını 65 yaş üstü bireylerin oluşturması öngörülüyor.

BM, nüfusun artmasıyla oluşan zorlukların yanında fırsatlara da değiniyor

Bugünün (15 Kasım), insanlık için hem dönüm noktası hem de farkındalık anı olduğunu vurgulayan BM, küresel toplumun karşı karşıya olduğu zorluklar ile fırsatlara da dikkati çekiyor.

BM, tüm ülkeleri, 8 milyarı oluşturan her bir bireyin aynı haklara ve seçimlere sahip olabileceği daha eşit bir dünya kurabilmek için birlikte çalışmaya davet ediyor.

8 milyarlık nüfusun arkasında bir başarı hikayesi olduğuna işaret eden BM, sağlık hizmetlerinde, yaşam kalite ve sürelerini uzatan, anne ve çocuk ölümlerinin azaltılması gibi konularda ilerlemeler kaydedildiğine değiniyor.

BM, teknolojik yeniliklerin hayatı kolaylaştırdığını ve insanları her zamankinden daha fazla birbirine bağladığını da vurguluyor.

Temel endişeler devam ediyor

İklim değişikliği, şiddet ve ayrımcılık gibi, 11 yıl önce dünya 7 milyar nüfusa ulaştığında dile getirilen temel endişeler ve zorluklar hala sürüyor.

İklim krizi ve doğal kaynakların orantısız kullanımı, halihazırdaki eşitsizlikleri ve kırılganlıkları artırırken; silahlı çatışmalar ve göç, şiddeti ve ayrımcılığı besliyor.

Bugün dünya çapında 100 milyondan fazla kişi zorla yerinden edilmiş durumda iken, sağlık alanında yaşanan gelişmelerden tüm toplumlar eşit ölçüde yararlanamıyor.

]]>
Tue, 15 Nov 2022 09:17:00 +0300
Dünyadan maden ocağı patlamasında hayatını kaybedenler için taziye mesajları Dünya https://www.haberolay.net/haber/dunyadan-maden-ocagi-patlamasinda-hayatini-kaybedenler-icin-taziye-mesajlari-25520 https://www.haberolay.net/haber/dunyadan-maden-ocagi-patlamasinda-hayatini-kaybedenler-icin-taziye-mesajlari-25520 Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Bartın'ın Amasra ilçesindeki maden ocağında meydana gelen patlamada hayatını kaybedenler için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a taziye mesajı gönderdi.

Aliyev mesajında, Bartın'daki maden ocağında meydana gelen patlamada çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği ve yaralandığı haberinin kendisini derinden sarstığını belirtti.

Türkiye'nin acısını paylaştıklarını ifade eden Aliyev, Erdoğan'a, hayatını kaybedenlerin aile ve yakınlarına, kardeş Türk halkına, kendi ve Azerbaycan halkı adına taziye dileklerini iletti.

Aliyev, yaralılar için de şifa temennisinde bulundu.

Avrupa'dan taziye mesajları

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel, "Türkiye'deki Bartın kömür madeninde yaşanan trajik can kayıplarının üzüntüsünü yaşıyoruz." ifadesini kullandı.

Michel, Türkiye Taşkömürü Kurumu Amasra Müessesesine ait maden ocağında meydana gelen patlama nedeniyle sosyal medya hesabından taziye mesajı paylaştı.

"Türkiye'deki Bartın kömür madeninde yaşanan trajik can kayıplarının üzüntüsünü yaşıyoruz." ifadesini kullanan Michel, sevdiklerini kaybeden ailelere ve bu acı anda bir araya gelen bütün topluma taziyelerini sunduğunu bildirdi.

Michel, hayatta kalanlara ve kurtarma görevlilerine iyi dileklerini ilettiğini ifade etti.

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Buric'in mesajı

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Marija Pejcinovic Buric de "Türkiye'de yaklaşık 40 kişinin öldüğü ve onlarca işçinin yer altında mahsur kaldığı bildirilen patlama, beni derinden üzdü. Türkiye halkına ve liderlerine en içten taziyelerimi sunuyorum." dedi.

Fransa

Fransa Dışişleri Bakanı Catherine Colonna da Twitter'dan paylaştığı mesajda Türk halkına taziyelerini iletti.

Colonna, mesajının devamında İngilizce olarak "Sevgili Mevlüt Çavuşoğlu, Bartın'da yaşanan trajik kayıplar için en içten taziyelerimi sunarım. Hayatını kaybedenlerin ailelerinin acısını paylaşıyorum." ifadelerini kullandı.

Hollanda

Hollanda Dışişleri Bakanı Wopke Hoekstra da patlama haberinin kendisini derinden sarstığını belirterek, madende kalanların en kısa sürede çıkartılmasını temenni ettiğini kaydetti.

Hoekstra ayrıca, patlamada hayatını kaybedenlerin ailelerine taziyelerini sundu.

Yunanistan

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis de Twitter'da yaptığı paylaşımda, Bartın'daki maden patlaması ve çok sayıda insanın hayatını kaybetmesinden duyduğu üzüntüyü ifade etti.

Miçotakis paylaşımında, "Yunanistan, arama kurtarma çalışmalarına yardım amacıyla derhal destek göndermeye hazırdır." dedi.

Belarus

Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a taziye mesajı gönderdi.

Belarus Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Lukaşenko'nun, maden ocağında meydana gelen patlamada hayatını kaybedenler ile yaralıların olduğu haberini derin üzüntüyle öğrendiği belirtildi.

Lukaşenko'nun Erdoğan'a mesajında, "Ölen madencilerin ailesi ve yakınlarına üzüntü ve desteğimi, yaralılar için acil şifalar dileğimi iletmenizi rica ederim." ifadesine yer verildi.

KKTC

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Bartın'da madendeki patlamaya ilişkin ilişkin, "Türkiye'de olduğu gibi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde de bugün büyük bir matem ve üzüntü havası oluştu." dedi.

Şanlıurfa Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'ni ziyaret eden Töre, burada yaptığı açıklamada şöyle konuştu:

"Bartın'da meydana gelen olay, bütün milletimizi ve derinden üzmüştür. Maden kazaları ve depremler maalesef milletimizin kaderi olmamalıdır. Hem depreme karşı hem de bu tür yeraltı maden arama kazılarında daha dikkatli olmamız gerekiyor. Onlar da şehittir, kaza şehididir, iş başında çoluk çocuklarına emek parası götürmek isterken böyle bir kaza sonucu hayatlarını kaybetmişler. Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyorum. Ailelerine ve milletimize sabırlar diliyorum. Türkiye Cumhuriyeti güçlü bir ülkedir mutlaka ailelerine sahip çıkarak yardım edecektir. Milletimizin dayanışmasıyla bu tür acılarımızın sarılması daha suratlı olacaktır. Türkiye'de olduğu gibi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde de bugün büyük bir matem ve üzüntü havası oluştu."Pakistan Başbakanı Şerif'ten taziye mesajı

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, maden ocağında meydana gelen patlamada yaşamını yitirenler için derin üzüntüsünü vurgulayarak, "Düşüncelerimiz ve dualarımız yaslı aileler ve Türk halkı ile birlikte. Mahsur kalanların bir an önce kurtarılmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.

Katar

Katar resmi haber ajansı QNA'nın haberinde, "Emir Şeyh Temim bin Hamed Al Sani'nin Bartın vilayetindeki maden ocağı patlamasında hayatını kaybedenler için Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a bir başsağlığı telgrafı yolladığı" belirtildi.

Telgrafta Katar Emiri'nin, yaralılara acil şifalar temennisinde bulunduğu kaydedildi.

Ürdün

Ürdün Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Ürdün'ün kardeş Türkiye Cumhuriyeti ve halkıyla dayanışma içerisinde olduğu belirtildi.

Açıklamada ayrıca, Dışişleri Bakanlığının patlamada hayatını kaybedenlerin ailelerine taziyelerini sunduğu, yaralılara acil şifa dileklerinde bulunduğu kaydedildi.

Umman

Umman Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Bartın'ın Amasra ilçesindeki maden ocağında yaşanan patlama nedeniyle, Türkiye'nin üzüntüsünü paylaştıkları ifade edildi.

Açıklamada Dışişleri Bakanlığının patlamada hayatını kaybedenlerin ailelerine, Türk hükümetine ve halkına taziyelerini sunduğu, yaralılara acil şifa dileklerinde bulunduğu kaydedildi.

Türkiye'deki yabancı misyon temsilcilerinden taziye mesajı

Türkiye'deki yabancı misyon temsilcileri de patlamada hayatını kaybedenler için taziye mesajı yayımladı.

ABD'nin Ankara Büyükelçiliğinin Twitter hesabından yapılan paylaşımda, Bartın’da bir maden ocağında meydana gelen elim patlamadan derin üzüntü duyulduğu belirtilerek, "Hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına taziyelerimizi iletiyor, yaralılara acil şifalar diliyoruz." ifadeleri kullanıldı.

İtalya'nın Ankara Büyükelçiliğinin Twitter hesabında, "Bartın'da meydana gelen maden ocağı patlamasında hayatını kaybedenlerin ailelerinin acılarını paylaşıyoruz. Yaralılara acil şifalar diliyor, bu acılı zamanda Türk halkının acısına ortak oluyoruz." denildi.

İngiltere'nin Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Ajay Sharma da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bartın’daki maden faciası nedeniyle derin bir üzüntü içinde olduğunu, hayatını kaybedenlerin aile ve yakınlarına sabır, yaralılara acil şifa dileyerek, kurtarma çalışmalarının kısa zamanda olumlu sonuçlanmasını ümit ettiğini dile getirdi.

Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Bartın’ın Amasra ilçesinde meydana gelen maden patlaması haberini derin üzüntüyle öğrendiklerini belirterek, "Düşünceler ve dualarımız bu trajedinin kurbanları ve sevdiklerini kaybedenlerin yanındadır. Yaralananlara acil şifalar diliyoruz." diye yazdı.

Fransa'nın Ankara Büyükelçiliği, Bartın’daki maden ocağında meydana gelen patlamadan derin üzüntü duyulduğunu dile getirerek, "Hayatını kaybeden madencilerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Geçmiş olsun Bartın, geçmiş olsun Türkiye." ifadelerini kullandı.

Yunanistan'ın Ankara Büyükelçiliğinin Twitter hesabından yapılan paylaşımda, "Türkiye'ye, Amasra'da yaşanan acı iş kazası için Yunanistan'dan en içten taziyelerimizi iletiyoruz. Kurtarma çalışmalarının mümkün olan en iyi sonuca ulaşmasını diliyoruz. Düşüncelerimiz hayatını kaybeden madencilerin aileleriyle birlikte. Yaralılara acil şifalar diliyoruz." denildi.

Kazakistan ve Gürcistan'dan taziye mesajları

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ve Gürcistan Cumhurbaşkanı Salome Zurabişvili, Bartın’daki maden ocağında meydana gelen patlamada hayatını kaybedenler için taziye mesajları gönderdi.

Kazakistan Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Tokayev’in, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a taziye mesajı gönderdiği kaydedildi. 

Türkiye’nin Bartın ilindeki maden ocağında meydana gelen patlamada hayatını kaybedenler ile yaralıların olduğu haberini derin üzüntüyle öğrenildiği dile getirilen açıklamada, Tokayev’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderdiği mesajında şu ifadelere yer verildi: 

“Kazakistan halkı ve şahsım adına size ve yakınlarını kaybeden ailelere taziyelerimi iletiyor ve bu acı kaybınızı paylaşıyorum. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyorum.” 

Gürcistan Cumhurbaşkanı Salome Zurabişvili, Başbakanı İrakli Garibaşvili ve Dışişleri Bakanı İlia Darçiaşvili Bartın'ın Amasra ilçesindeki maden ocağında meydana gelen patlamada yaşamını yitirenler için taziye mesajları paylaştı.

Zurabişvili, Twitter hesabından yaptığı açıklamasında, "Türkiye'nin Bartın ilinden trajik bir haber. Kurbanların ailelerine en içten taziyelerimi sunuyorum. Dualarımız, sevdiklerini kaybedenler içindir." diye yazdı.

Garibaşvili ise Twitter'dan yaptığı paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye'nin Bartın ilinde meydana gelen trajik kömür madeni kazası haberi beni derinden üzdü. Bu zor zamanda, düşüncelerimiz, sevdiklerini kaybeden aileler, yaralılar ve kurtarma ekipleriyle birlikte. Türk halkına ve hükümetine en içten dayanışma ve taziyelerimi sunarım."

Gürcistan Dışişleri Bakanı İli Darçiaşvili de hayatını kaybedenler için derin üzüntü duyduğunu belirterek, "Türkiye hükümetine ve halkına bu zor günleri atlatmak için güç diliyorum." dedi.

Filistin

Filistin resmi haber ajansı WAFA'nın haberine göre, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Erdoğan'a Bartın'daki maden ocağında meydana gelen patlamayla ilgili telgraf gönderdi.

Abbas'ın Erdoğan'a mesajında, şahsı ve Filistin halkı adına kardeş Türk halkına başsağlığı, yaralılara acil şifalar dileyerek, Türkiye ile dayanışma içinde olduklarını ifade ettiği kaydedildi.

Hamas Siyasi Büro Üyesi İzzet er-Reşak da, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Amasra'daki maden ocağındaki patlamadan dolayı Türkiye ile dayanışma içinde olduklarını belirtti.

"Patlamada hayatını kaybedenlerin ailelerine, Türk hükümeti ve kardeş halkına taziyelerini" sunan Reşak, yaralılara acil şifa dileklerinde bulundu.

]]>
Sat, 15 Oct 2022 16:53:00 +0300
Zelenskiy'den maden ocağındaki patlamada hayatını kaybedenler için Türkçe başsağlığı mesajı Dünya https://www.haberolay.net/haber/zelenskiyden-maden-ocagindaki-patlamada-hayatini-kaybedenler-icin-turkce-bassagligi-mesaji-25519 https://www.haberolay.net/haber/zelenskiyden-maden-ocagindaki-patlamada-hayatini-kaybedenler-icin-turkce-bassagligi-mesaji-25519 Zelenskiy, Twitter hesabından Türkçe yaptığı başsağlığı açıklamasında bu ifadeleri kullandı:

"Bartın’ın Amasra ilçesinde maden patlamasının meydana geldiği haberini derin üzüntüyle öğrendim. Hayatını kaybedenlerin akrabalarına ve yakınlarına taziyelerimi sunuyorum, yaralananlara acil şifalar diliyorum."

]]>
Sat, 15 Oct 2022 16:49:00 +0300
Dünyada 2022'de 5,3 milyar cep telefonunun çöpe atılacağı tahmin ediliyor Dünya https://www.haberolay.net/haber/dunyada-2022de-53-milyar-cep-telefonunun-cope-atilacagi-tahmin-ediliyor-25495 https://www.haberolay.net/haber/dunyada-2022de-53-milyar-cep-telefonunun-cope-atilacagi-tahmin-ediliyor-25495 BBC'de yer alan habere göre, küresel ticaret verileri "e-atık" kaynaklı çevresel sorunun artan boyutuna işaret ediyor.

Araştırmalar, pek çok insanın eski telefonlarını geri dönüşümle değerlendirmek yerine elinde tuttuğunu gösteriyor, dünya genelinde 16 milyar cep telefonunun olduğu sanılıyor.

WEEE'nin yürüttüğü araştırmaya göre, bu yıl 5,3 milyar cep telefonunun geri dönüştürülmeden çöpe atılacağı tahmin ediliyor.

Çamaşır ve tost makinelerinden tablet bilgisayarlara ve küresel konumlandırma sistemi (GPS) cihazlarına kadar çeşitli elektrikli ve elektronik atık "dağının" 2030'a kadar yılda 74 milyon ton artacağı öngörülüyor.

İngiltere'de 5,63 milyar sterlin değerinde milyonlarca kullanılmamış ancak çalışan elektrikli eşyanın evlerde istiflendiği belirtiliyor.

E-atıkların yüzde 17'si geri dönüştürülüyor

WEEE'den Magdalena Charytanowicz, "Bu cihazlar, yeni elektronik cihazların veya rüzgar türbinleri, elektrikli araba pilleri veya güneş panelleri gibi diğer ekipmanların üretiminde kullanılabilecek pek çok değerli kaynak sunuyor." diyerek, geri dönüşümün düşük karbonlu toplum hedefine erişim açısından önemli olduğunu söyledi.

Dünya genelinde e-atıkların yüzde 17'den biraz fazlası düzgün biçimde geri dönüştürülürken Birleşmiş Milletlerin (BM) hedefi bunu 2023 yılında yüzde 30'a çıkarmak.

WEEE Genel Müdürü Pascal Leroy, geri dönüşümü kolaylaştırmak için süpermarketlerde toplama kutuları sağlamak, yenileri teslim edildiğinde küçük kırık aletleri almak ve küçük e-atıkları iade etmek için posta kutuları kurmak gibi teşviklerin sağlanması gerektiğini kaydetti.

]]>
Fri, 14 Oct 2022 11:24:00 +0300
Parfüm sektörüne giren Elon Musk 'Yanık Saç' kokusunu satışa çıkardı Dünya https://www.haberolay.net/haber/parfum-sektorune-giren-elon-musk-yanik-sac-kokusunu-satisa-cikardi-25478 https://www.haberolay.net/haber/parfum-sektorune-giren-elon-musk-yanik-sac-kokusunu-satisa-cikardi-25478 Tesla CEO'su Elon Musk, 'Boring Company' (Sıkıcı Şirket) isimli firması üzerinden yeni bir parfüm piyasaya çıkardı.

Parfümün tanıtımını Twitter hesabı üzerinden yapan Musk, üzerinde 'Yanık Saç' yazılı şişenin fotoğrafını paylaştı.

Boring Company internet sitesinde 100 dolara satılan parfüm, 'aykırı tutkunun esansı' sloganıyla tanıtılsa da Musk parfümü 'dünyanın en iyi kokusu' olarak lanse ediyor.

“Benim gibi bir ismin koku işine girmesi kaçınılmazdı. Neden bu kadar uzun süre savaştım ki?” diyen Musk, Twitter biyografisini de 'parfüm satıcısı' (Perfume Salesman) olarak güncelledi.

Satış rakamlarını Twitter'dan paylaşan Musk, parfüm satış rakamlarının 10 bine ulaştığını açıkladı.

]]>
Thu, 13 Oct 2022 17:25:00 +0300
DSÖ: Küresel maymun çiçeği vakaları 70 binin üzerinde Dünya https://www.haberolay.net/haber/dso-kuresel-maymun-cicegi-vakalari-70-binin-uzerinde-25461 https://www.haberolay.net/haber/dso-kuresel-maymun-cicegi-vakalari-70-binin-uzerinde-25461 Örgütün Cenevre merkezindeki basın toplantısında konuşan DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, maymun çiçeği, kolera ve Kovid-19 salgınlarına dair son durumu değerlendirdi.

 

Ghebreyesus, Haiti'deki kolera salgınından endişe duyduklarını vurgulayarak, "Vakaların dörtte birini 5 yaş altı çocuklar oluşturuyor. Ülkedeki durum hızla eviriliyor. Bundan önce ve şimdi tespit edilenlerin dışında bilinmeyen enfeksiyonlar var." ifadesini kullandı.

 

DSÖ'nün kolera takibinde Haiti hükümetine yardımcı olduğu bilgisini veren Ghebreyesus, "Salgının etkili olduğu bölgelerin güvenliksiz olması, bu bölgelerden örnek alma ve laboratuvar incelemesi yaparak vaka doğrulamamızı zorlaştırıyor." diye konuştu.

 

Ghebreyesus, ülkedeki yakıt sıkıntısının da sağlık çalışanları ve tesislerinin kolerayla mücadelesini olumsuz etkilediğine dikkati çekti.

 

Amerika kıtasında artıyor

Maymun çiçeğine değinen Ghebreyesus, "Şimdiye kadar DSÖ'ye 70 binin üzerinde maymun çiçeği vakası ve 26 can kaybı bildirildi." dedi.

 

Ghebreyesus, küresel maymun çiçeği vakalarında düşüşün sürdüğünü fakat Amerika kıtası bölgesindeki çok sayıda ülkede vakaların artmakta olduğunun altını çizdi.

 

Maymun çiçeğinin de Kovid-19 gibi "küresel acil durum" olmayı sürdürdüğünü hatırlatan Ghebreyesus, ülkelere test ve takip kapasitelerini artırma çağrısında bulundu.

 

Acil Durum Komitesi, Kovid-19 gündemiyle toplanacak

Ghebreyesus, DSÖ Acil Durum Komitesinin Kovid-19 üzerine toplanacağını duyurarak, "33 ay önce salgını küresel acil durum ilan ettiğimiz günden daha iyi bir zamandayız. Bu acil durumu her ülkede bitirebilecek araçlarımız var fakat salgın hala bitmiş değil. Daha yapılacak çok iş var." ifadelerini kullandı.

]]>
Thu, 13 Oct 2022 08:57:00 +0300
AB Komisyonu 2022 Türkiye Raporu'nu açıkladı Dünya https://www.haberolay.net/haber/ab-komisyonu-2022-turkiye-raporunu-acikladi-25456 https://www.haberolay.net/haber/ab-komisyonu-2022-turkiye-raporunu-acikladi-25456 AB Komisyonunun Türkiye, Sırbistan, Arnavutluk, Karadağ, Kuzey Makedonya, Bosna Hersek ve Kosova'ya ilişkin son değerlendirmelerin yer aldığı 2022 Genişleme Paketi, AB Komisyonunun Komşuluk ve Genişlemeden Sorumlu Üyesi Oliver Varhelyi tarafından duyuruldu.

Türkiye ile ilgili demokrasi, temel haklar, yargı gibi konularda önceki yıllarda açıklanan raporlarda yer verilen eleştiriler, bu yıl da tekrarlandı.

Dış politika, göç, ekonomi, enerji gibi başlıklarda da Türkiye hakkında olumlu ifadelere yer verildi.

Demokrasi ve yargı

Raporda, "demokratik kurumların işleyişinde ciddi eksiklikler olduğu, gerilemenin ve başkanlık sisteminde yapısal eksikliklerin devam ettiği, parlamentonun hükümeti sorumlu tutmak için gerekli araçlardan yoksun kalmaya devam ettiği, yürütme, yasama ve yargı arasında sağlam ve etkin bir kuvvetler ayrılığı sağlanmadığı, yürütme organının demokratik hesap verebilirliğinin seçimlerle sınırlı kalmaya devam ettiği" iddia edildi.

Yargı alanında, terörle bağlantılı suçlarla ilgili Meclisteki muhalefet partilerinin üyelerini sistematik olarak hedef almaya devam ettiği, yasal çerçevenin seçimler ve siyasi partiler için sorunlu olmaya devam ettiği, iktidarın muhalefet partilerinin belediye başkanlarına baskı yaptığının savunulduğu raporda, "Güneydoğu'daki durumun özellikle endişe verici olduğu" öne sürüldü.

İnsan hakları, temel hak ve özgürlükler

İnsan hakları ve temel özgürlüklerin bozulmasının sürdüğünün savunulduğu raporda, olağanüstü hal sırasında alınan önlemlerin çoğunun yürürlükte kalmaya devam ettiği, yasal çerçevenin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarıyla uyumlu hale getirilmesi gerektiği iddia edildi.

Raporda, "Türkiye'nin özellikle Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala davalarında olmak üzere belirli AİHM kararlarını uygulamayı sürekli olarak reddetmesi, yargının uluslararası ve Avrupa standartlarına bağlılığı ve Türkiye'nin hukukun üstünlüğünü ve temel haklara saygıyı teşvik etme taahhüdü konusunda ciddi bir endişe kaynağıdır." denildi.

2021'de kabul edilen insan hakları eylem planının uygulanmaya devam edildiği ancak genel insan hakları durumunda iyileşmeye yol açmadığının ileri sürüldüğü raporda, ifade özgürlüğü konusunda son yıllarda görülen ciddi gerilemenin devam ettiği, devlet kurumlarının uyguladığı kısıtlayıcı tedbirler ile adli ve idari yollarla artan baskının, ifade özgürlüğünün kullanımını baltalamaya devam ettiği savunuldu.

Raporda, "LGBTIQ kişilere" yönelik cinsiyete dayalı şiddet, ayrımcılık ve nefret söyleminin ciddi bir endişe konusu olduğu iddia edildi.

Terör

Raporda, Irak ve Suriye'deki güvenlik ve askeri operasyonların sürdürüldüğü, terör örgütü PKK tarafından tekrarlanan terör eylemleriyle sınır bölgelerinde güvenlik durumunun belirsizliğini koruduğu ifade edildi.

AB'nin, PKK'nın saldırılarını açık bir şekilde kınadığı vurgulanarak, "Hükümetin terörle mücadele konusunda meşru bir hakkı ve sorumluluğu vardır ancak bunu hukukun üstünlüğüne, insan haklarına ve temel özgürlüklere uygun olarak yapması esastır. Terörle mücadele tedbirleri orantılı olmalıdır. Sürdürülebilir bir çözüme ulaşmak için inandırıcı bir siyasi barış sürecinin yeniden başlaması konusunda herhangi bir gelişme olmadı." görüşü paylaşıldı.

Sivil toplum, kamu yönetimi

Raporda, sivil toplum örgütlerinin artan baskıyla karşı karşıya kaldıkları, ordu, polis ve istihbarat servislerinin hesap verebilirliğinin çok sınırlı kaldığı iddia edilerek, Türkiye'nin kamu yönetimi reformu alanında orta derecede hazırlıklı olduğu, idarenin hesap verme sorumluluğunun yetersiz kaldığı, insan kaynakları yönetiminin iyileştirilmesi gerektiği ileri sürüldü.

Yolsuzlukla ve organize suçla mücadele

AB Komisyonunun raporunda, Türkiye'nin yolsuzlukla mücadele konusunda hazırlıkların erken bir aşamasında kaldığı, yolsuzluk davalarının kovuşturulması ve karara bağlanmasında yasal çerçevenin yanı sıra kamu kurumlarının hesap verebilirliği ve şeffaflığının iyileştirilmesi gerektiği savunuldu.

Raporda, Türkiye'nin organize suçla mücadelede belli bir düzeyde hazırlıklı olduğu, Türk veri koruma mevzuatının henüz AB müktesebatıyla uyumlu olmaması nedeniyle Europol ile ciddi suç ve terörle mücadeleden sorumlu Türk makamları arasında kişisel verilerin değişimine ilişkin uluslararası bir anlaşmanın yapılması gerektiği kaydedildi.

Göç ve sığınma politikası

Göç ve sığınma politikası konusunda Türkiye'nin bir miktar ilerleme kaydettiği, İran ile kara sınırının gözetlenmesi ve korunmasına yönelik kapasitenin daha da güçlendirilmesi konusunda bazı ilerlemeler kaydedildiği anımsatıldı.

AB ile göç mutabakatının işlerliğini sürdürmesine rağmen 2021'de, 2020'ye kıyasla çoğu güzergahta gelen düzensiz göçmen sayısının arttığı ancak bu artışın kısmen 2020'de bölge ülkelerince Kovid-19 salgınını kontrol etmek için alınan önlemlerin kaldırılması nedeniyle olabileceği aktarıldı.

Raporda genel olarak Türkiye ile Yunanistan arasındaki yasa dışı sınır geçişlerinin sayısının göç mutabakatı öncesine göre önemli ölçüde düşük kaldığı vurgulandı.

"Türkiye, dünyanın en büyük mülteci topluluklarından birine ev sahipliği yapmak ve ihtiyaçlarını karşılamak için önemli çabalar göstermeye devam etti" denilen raporda, ülkede artan mülteci varlığını ele almak için etkili entegrasyon önlemlerine ihtiyaç olduğu savunuldu.

Raporda, vize serbestisi için hiçbir kriterin karşılanmadığı, Türkiye'nin halen vize politikasına ilişkin mevzuatını AB müktesebatıyla uyumlu hale getirmesi gerektiği dile getirildi.

Dış Politika

Raporda, "Türkiye'nin tek taraflı dış politikası özellikle Suriye ve Irak'taki askeri harekatı ve Rusya'ya karşı AB'nin kısıtlayıcı tedbirlerine uyum sağlamaması nedeniyle ortak dış ve güvenlik politikası (ODGP) kapsamındaki AB öncelikleriyle çelişmeye devam etti." ifadesi kullanıldı.

Türkiye'nin, karaya yabancı savaşçıların konuşlandırılması da dahil olmak üzere Libya'ya askeri desteği ve IRINI Operasyonu'na yönelik ısrarlı eleştirileri ve iş birliği eksikliğinin, AB'nin BM silah ambargosunun uygulanmasına olan etkin katkısına zarar verdiği iddia edilen raporda, şunlar kaydedildi:

"Türkiye, Suriye krizinde kritik öneme sahip bir aktör olmaya devam ediyor ve AB ile istikrarlı ve müreffeh bir Suriye hedefini paylaşıyor. Bununla birlikte birlikleri, bölgede ve kuzey Suriye'nin diğer bölgelerinde önemli bir varlığını sürdürdü. Türkiye'nin kuzey Suriye'den kaynaklanan güvenlik endişeleri, askeri harekatla değil, siyasi ve diplomatik yollarla ve uluslararası insancıl hukuka tam saygı çerçevesinde ele alınmalıdır."

Raporda, Türkiye'nin, Rusya'nın Ukrayna'da başlattığı savaşla ilgili, bunu bir savaş olarak tanıdığı ve kınadığı, Montrö Sözleşmesi'ni yürürlüğe koyduğu, Türk şirketlerinin Ukrayna'ya askeri mühimmat sattığı, Ukrayna ile Rusya arasındaki görüşmeleri kolaylaştırmayı, gerilimi azaltma ve ateşkes sağlamayı, Ukrayna tahılının ihracatını kolaylaştırmak için diplomatik bir girişimde bulunduğu vurgulandı.

"Ukrayna ve Rusya'nın 22 Temmuz'da İstanbul'da üzerinde anlaşmaya vardıkları, BM ve Türkiye'nin aracılık ettiği anlaşma, anlaşmanın uygulanmasını kolaylaştırmada da yer alan Türkiye'nin yapıcı rolü olmasaydı mümkün olmazdı." denilen raporda, Türkiye'nin Rusya'ya yönelik AB yaptırımlarına uyum sağlamaktan kaçındığı savunuldu.

Raporda, "Doğu Akdeniz'deki gerilimi azaltmanın ardından Aralık 2020'den bu yana AB-Türkiye ilişkilerinde gözlemlenen iyileşen dinamik, Ege'deki gerilimlerin Nisan 2022'de yeniden başlamasından önce birkaç ay sürdü." denildi.

Ekonomik durum

Raporda, "Türkiye ekonomisi oldukça ileri düzeydedir ancak raporlama döneminde herhangi bir ilerleme kaydedilmemiştir." değerlendirmesinde bulunuldu.

Para politikasının yürütülmesi, kurumsal ve düzenleyici ortam gibi önemli öğelerde gerileme olduğu iddia edilen raporda, Türkiye'de piyasa ekonomisinin düzgün işleyişine ilişkin ciddi endişelerin sürdüğü belirtildi.

Ekonomi güçlü toparlandı

Raporda, Türkiye ekonomisinin Kovid-19 salgınının ardından güçlü biçimde toparlandığına işaret edilerek, ülkenin 2021'de yüzde 11,4, 2022 yılı ilk yarısında Rusya-Ukrayna savaşına rağmen de yüzde 7'den fazla büyüdüğü kaydedildi.

Enflasyon yüzde 80'i aştı

Türkiye'de gevşek para politikası ve güvenilirliğin düşük olması nedeniyle Türk lirasının zayıfladığı öne sürülen raporda, resmi enflasyonun yüzde 80'i aşarak son 20 yılın en yüksek seviyesine çıktığı hatırlatıldı.

Raporda, ithal ürünlerin fiyatlarındaki artışın dış dengesizlikleri genişlettiğine işaret edilerek, bunun artan belirsizlik ve düşük rezerv seviyesinin olduğu bir ortamda önemli bir kırılganlık olduğu iddia edildi.

Bütçe performansı iyi

Bütçe uygulamasının planlanandan daha iyi performans gösterdiğine dikkat çekilen raporda, kamu borcunun arttığı belirtildi.

Raporda, kurumsal ve düzenleyici ortamın, özellikle öngörülebilirlik, şeffaflık ve düzenlemelerin uygulanması açısından kırılgan olmaya devam ettiği savunuldu.

Ticari uyumsuzluklar çözülüyor

"Ticari uyuşmazlıkların çözümünün iyileştirilmesi için bazı önemli adımlar atılmıştır" ifadesine yer verilen raporda, kayıt dışı sektörün halen ekonomik faaliyetin önemli bir bölümünü oluşturduğuna işaret edildi.

Raporda, fiyat belirleme mekanizmalarına kamu müdahalesi yapıldığına dikkat çekilerek, kamu desteklerinin uygulanmasında eksiklikler olduğu ifade edildi.

Bankacılık sektörü istikrarlı

Bankaların sermaye yeterliliğinin düzenleyici gereksinimlerinin üzerinde olduğuna işaret edilen raporda, "Bankacılık sektörü büyük ölçüde istikrarlı kaldı." değerlendirmesinde bulunuldu.

Raporda, takipteki kredilerin azaldığı ve karlılığın arttığı, ancak dolarizasyon ve finansal risklerinin yükseldiği aktarıldı.

İşgücü piyasasının, salgının etkisinden kurtulduğu bildirilen raporda, cinsiyet ayrımı, yüksek genç işsizlik oranı ve bölgesel eşitsizliklerin devam ettiği kaydedildi.

Rekabette iyi düzeyde

Raporda, Türkiye'nin AB'deki rekabet baskısı ve piyasa güçleriyle başa çıkma kapasitesi konusunda iyi düzeyde olduğuna dikkat çekildi.

Enerjide ilerleme

"Enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve yenilenebilir kaynaklardan üretilen enerjinin payının artırılmasına ilişkin ilerlemeler devam etmiştir" ifadesi kullanılan raporda, yerel içerik gereksinimi uygulamalarının genişletildiği belirtildi.

Raporda, Türkiye'nin AB ile Gümrük Birliği kapsamındaki taahhütlere uyumsuz olan bazı vergileri kaldırdığına işaret edilerek, yükümlülüklerden sapmanın ikili ticareti engellediği iddia edildi.

Türkiye'nin kamu ihaleleri alanında bir ölçüde hazırlıklı olduğuna işaret edilen raporda, bu konuda AB müktesebatına tam uyumun henüz gerçekleşmediği vurgulandı.

Şirketler hukuku ileri düzeyde

"Türkiye mali kontrol konusunda iyi bir hazırlık düzeyine sahiptir" görüşü paylaşılan raporda, Türkiye'nin şirketler hukuku alanında oldukça ileri olduğunun altı çizildi.

Raporda, Türkiye'nin fikri mülkiyet hukuku alanında iyi bir hazırlık düzeyine sahip olduğuna işaret edilerek, bu alanda yaptırımların iyileştirilmesi gerektiği savunuldu.

Rekabet politikası alanında ülkenin belirli bir hazırlık seviyesinde olduğu ifade edilen raporda, Türkiye'nin finansal hizmetler alanında da iyi bir seviyede bulunduğu kaydedildi.

]]>
Wed, 12 Oct 2022 19:40:00 +0300
Putin'den gaz açıklaması: Türkiye merkez olabilir Dünya https://www.haberolay.net/haber/putinden-gaz-aciklamasi-turkiye-merkez-olabilir-25452 https://www.haberolay.net/haber/putinden-gaz-aciklamasi-turkiye-merkez-olabilir-25452 Rusya Devlet Başkanı Vladimi Putin, Rusya Enerji Haftası adlı konferansta yaptığı konuşmada, "Avrupa için Türkiye’de büyük bir merkez kurabiliriz” açıklamasında bulundu. Rusya lideri, Rus doğalgazını Avrupa ülkelerine iletmesi için tasarlanan Kuzey Akım 1 ve Kuzey Akım 2 boru hatlarında sızıntı yaşanmasına neden olan saldırıları ‘uluslararası terör eylemi’ olarak tanımladı.

 

Enerji krizine ilişkin konuşan Putin, 'Avrupalıların bu kış karşı karşıya olduğu yüksek enerji fiyatlarıyla Rusya'nın hiçbir ilgisi olmadığını' savundu. Batı'yı 'küresel enerji krizini körüklemek' ile suçlayan Putin, yaptırımlara rağmen Rusya'nın petrol üretimini ve ihracatını 2025 yılına kadar mevcut seviyelerde tutmayı planladığını söyledi.

]]>
Wed, 12 Oct 2022 14:34:00 +0300
Dünyanın en yoksul ülkeleri "iklim değişikliği tazminatı" istemeye hazırlanıyor Dünya https://www.haberolay.net/haber/dunyanin-en-yoksul-ulkeleri-iklim-degisikligi-tazminati-istemeye-hazirlaniyor-25321 https://www.haberolay.net/haber/dunyanin-en-yoksul-ulkeleri-iklim-degisikligi-tazminati-istemeye-hazirlaniyor-25321 Senegal'in başkenti Dakar'da düzenlenen 18. Afrika Çevre Bakanları Konferansı'na, En Az Gelişmiş Ülkeler (EAGÜ) birliğinden 46'dan fazla bakan ve uzman katıldı.

Toplantıda konuşan Senegal Çevre Bakanı Abdou Karim Sall, iklim değişikliğinin en az gelişmiş ülkeler üzerindeki etkisine işaret ederek "Seller, kıyı erozyonları, mevsim dışı yağışlar gibi doğa olayları giderek artıyor. Özellikle en az gelişmiş ülkeler için bu kaybı karşılayacak bir fonun kurulması zorunlu hale geldi." dedi.

EAGÜ Çevre Bakanları da 6-18 Kasım'da Mısır'ın Şarm El-Şeyh kentinde düzenlenecek COP27'de iklim değişikliğinin neden olduğu hasara ilişkin bir fon oluşturulması konusunda ısrar edeceklerini kaydetti.

Bakanlar, ülkelerinin iklim değişikliğinin etkilerinden en fazla etkilenen, buna karşın iklim değişikliğinde en az role sahip ülkeler olduğuna da vurgu yaptı.

Toplantıya katılan ABD İklim Değişikliği Özel Elçisi John Kerry de 20 gelişmiş ülkenin, sera gazı emisyonunun yüzde 80'inden sorumlu tutulduğunu buna karşın 48 Afrika ülkesinin buradaki payının 0,55 olduğunu anımsattı.

Kerry, iklim değişikliğinin etkilerinin en çok hissedildiği 17 ülkenin Afrika'da bulunduğuna da işaret ederek, bu etkiler nedeniyle Afrika Boynuzu'nda 4 yıldır kuraklık yaşandığının da altını çizdi.

ABD'nin dünyayı en çok kirleten ülkeler sıralamasında Çin'in ardından 2'nci sırada gelmesine karşın Kerry, ülkesinin ve diğer 19 ülkenin sıcaklık artışını 1,5 derecede tutma yönündeki taahhüdüne sadık kaldığını sözlerine ekledi.

 

 

]]>
Fri, 16 Sep 2022 08:41:00 +0300
Kıbrıs Barış Harekatı'nın 48. yılı törenlerle kutlanıyor Dünya https://www.haberolay.net/haber/kibris-baris-harekatinin-48-yili-torenlerle-kutlaniyor-24692 https://www.haberolay.net/haber/kibris-baris-harekatinin-48-yili-torenlerle-kutlaniyor-24692 Lefkoşa

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 48. yılı etkinlikleri, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın Atatürk Anıtı'na çelenk sunması ile başladı.

Başkent Lefkoşa'daki Atatürk Anıtı'nda düzenlenen törene, KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, KKTC Başbakanı Ünal Üstel, TBMM Başkanvekili Celal Adan, Bakanlar, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Türkiye ve KKTC'den milletvekilleri, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, KKTC'nin 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Türk Silahlı Kuvvetleri adına Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Sezai Öztürk, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Zorlu Topaloğlu'nun yanı sıra askeri erkan ve diğer yetkililer katıldı.

Tören, Tatar ve Oktay'ın Atatürk Anıtı'na çelenk bırakmasıyla başladı.

Saygı duruşu, İstiklal Marşı'nın okunması ve bayrakların göndere çekilmesinin ardından KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, anıt özel defterini imzaladı.

Tatar, şunları kaydetti:

"Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, sizin ilke, düşünce ve mücadeleniz Kıbrıs Türk halkına ışık tutmaya ve rehberlik etmeye devam ederken hak, adalet ve özgürlük davamızı uluslararası alanda zafere taşıyana kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi vurgulamak isterim. Kıbrıs Türk halkının verdiği büyük mücadele ve ana vatan Türkiye'nin büyük desteğiyle sürdürdüğü direnişin zaferle sonuçlandığı 20 Temmuz Barış Harekatı'nın 48. yıl dönümünde, huzurunda bir kez daha söz veriyoruz. Devletimizden, bağımsızlığımızdan ve egemenliğimizden hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz. Sizi rahmet, saygı ve özlemle anıyoruz."

"Aziz hatıranızı saygı ve rahmetle yad ediyoruz"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay da anıt özel defterini imzalayarak, şu ifadeleri kullandı:

"Aziz Atatürk, bugün Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin varlığını ve geleceğini garanti altına alan Kıbrıs Barış Harekatı'nın 48. yıl dönümünü idrak etmekteyiz. Türkiye Cumhuriyeti, ana vatan ve garantör ülke olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Kıbrıs Türk halkının egemen haklarının hürriyet ve refahının teminatı olmaya, tarihi ve ahdi sorumluluklarını yerine getirmeye devam edecektir. Bu mutlu yıl dönümünde aziz hatıranızı saygı ve rahmetle yad ediyoruz."

 

]]>
Wed, 20 Jul 2022 11:32:00 +0300
Putin: Suriye’de her türlü terörizmle mücadele konusunda kararlıyız, hemfikiriz Dünya https://www.haberolay.net/haber/putin-suriyede-her-turlu-terorizmle-mucadele-konusunda-kararliyiz-hemfikiriz-24683 https://www.haberolay.net/haber/putin-suriyede-her-turlu-terorizmle-mucadele-konusunda-kararliyiz-hemfikiriz-24683 Putin, Tahran Uluslararası Konferans Salonu'nda, Türkiye, İran ve Rusya arasında düzenlenen "Astana Formatında 7'inci Üçlü Zirve Toplantısı" sonrasında düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Türkiye-İran-Rusya Üçlü Zirvesi gerçekleştirildi

İran Cumhurbaşkanı Reisi: İran, Suriye krizine siyasi çözümü ve bu konuda her türlü inisiyatifi destekliyor

Türkiye-İran-Rusya ortak bildirisi: Suriye'de terör örgütlerinin artan varlık ve faaliyetleri kınandı

Toplantının çok verimli ve kapsamlı şekilde gerçekleştirildiğini belirten Putin, işe odaklı ve yapıcı bir atmosfer içerisinde Suriye’deki iş birliğinin en önemli kilit noktalarını değerlendirdiklerini aktardı.

Putin, “Kabul ettiğimiz ortak bildiride, Rusya, İran ve Türkiye olarak Suriye’de sürdürülebilir ve yaşanabilir bir dönüşüm sağlanabilmesi için kararlı olduğumuzu teyit ettik. Suriye krizinin sadece ve sadece siyasi ve diplomatik yöntemlerle çözülebileceği konusunda üç ülke de hemfikir.” ifadesini kullandı.

Dışardan bir reçete veya model empoze etmeden Suriye’nin geleceğini Suriyelilerin kendisinin belirlemesi gerektiğini vurgulayan Putin, Astana formatında düzenli olarak uzman düzeyinde toplantılar yapılması konusunda anlaşmaya vardıklarını dile getirdi.

19. istişare toplantısının bu yılın sonuna kadar yapılacağını kaydeden Putin, Astana formatında dışişleri bakanları toplantısı yapılmasının da planlandığı bilgisini paylaştı.

Suriye Anayasa Komitesinin yapısının üç ülkenin diplomatlarının koordineli çalışmaları sayesinde oluştuğunun altını çizen Putin, bu yapının taraflar arasında diyalog imkanı tanıdığını hatırlattı.

Putin, üç ülke ve Birleşmiş Milletler’in koordineli şekilde anayasa komitesinin çalışmalarını destekleyeceklerini vurguladı.

Rusya, Türkiye ve İran’ın etkin şekilde ortak çalışmaları sayesinde Suriye’de terörizm tehlikesi ve şiddet seviyesinin son yıllarda düştüğüne işaret eden Putin, DEAŞ ve diğer terör gruplarının neredeyse yok olduğunu söyledi.

Putin, “Biz, Suriye’de her türlü terörizmle mücadele konusunda kararlıyız, hemfikiriz. Biz ilerde de dış güçlerin Suriye’de bulunan terör güçlerini kendi egoist ve jeopolitik hedefleri için kullanmasını inceleyeceğiz, takip edeceğiz ve sona erdireceğiz.” diye konuştu.

“Fırat’ın doğusunda Batılı ülkelerin desteğiyle bölücülük kışkırtılıyor”

Bu noktada özellikle Suriye’de Fırat’ın doğusundaki zor durumu değerlendirdiklerini söyleyen Putin, “Orada bazı Batılı ülkelerin desteğiyle Suriye’nin toprak bütünlüğüne aykırı olarak yasa dışı yabancı askeri bulundurma ve tutma çabaları var. Orada bölücülüğü kışkırtma çabaları var. Rusya tarafı olarak bize göre, Fırat’ın doğusundaki bölge, Suriye hükümetinin kontrolünde olmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Aynı zamanda tüm Suriyelilere insani yardım konusunda insani alanda faaliyet gösteren ajansların daha etkin faaliyette bulunması gerektiğini kaydeden Putin, bunun başarılı şekilde yapılması halinde Suriye’de mültecilerin kendi evlerine dönmelerinin sağlanacağına dikkat çekti.

Rusya ile Türkiye iş birliğinin her türlü alanda çok dinamik şekilde geliştiğini belirten Putin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde hem Rusya ve Ukrayna tahıllarının dünya pazarına ulaşmasının kolaylaştırılması ve gıda güvenliği konularını ele aldıklarını hem de 13 Temmuz’da İstanbul’da yapılan görüşmelerin sonuçlarını memnuniyetle değerlendirdiklerini aktardı.

Putin, bir sonraki Astana zirvesinin Rusya’da yapılacağını bildirdi.

"Suriye'de DEAŞ ve diğer aşırılıkçı grupların varlığına son vermeliyiz"

Putin, toplantının açılışında yaptığı konuşmada ise Suriye'de durumun istikrara kavuşturulmasıyla ilgili birçok sorunun biriktiğini belirtti.

Putin, "Rusya, İran ve Türkiye'nin Suriye'de krizin kapsamlı çözümü ile ilgili çalışmaları verimlidir. Ülkelerimizin yardım ve destekleri sayesinde Suriye'de şiddetin seviyesi gözle görülür şekilde azaldı, barışçıl yaşam yeniden canlanıyor, ekonomi ve sosyal alan kademeli şekilde yeniden inşa ediliyor." ifadesini kullandı.

Putin, Suriye meselesi çözümüyle ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 2254 kararı doğrultusunda başlatılan siyasi diplomatik sürecinin önemine işaret ederek, "Astana Formatı Üçlüsünün ileride de Suriye'deki durumun tamamıyla iyileştirilmesi, ülkede sağlam barışın ve Suriyeliler arasında anlaşmanın sağlanması yönündeki çalışmada kilit rol oynaması gerektiğini" vurguladı.

Rusya'nın, Suriye'nin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğüne saygı duyulmasından yana olduğunu dile getiren Putin, şöyle devam etti:

"Suriyeliler arasında kapsayıcı siyasi diyaloğun teşvik edilmesi konusunda belirli adımlar üzerinde mutabık kalınmasını, yani Suriyelilerin dış müdahale olmaksızın kendi ülkesinin kaderini belirleyebileceği koşulların yaratılması yönünde yaptığımız anlaşmanın uygulamaya konulmasını yakın gelecekte öncelikli görüyoruz."

"Bir sonraki zirve Rusya'da gerçekleşecek"

Türkiye, Rusya ve İran'ın Suriye'de uluslararası terör örgütlerinin tamamıyla ortadan kaldırılması konusunda iş birliğini güçlendirmeye devam edeceğinden emin olduğunu söyleyen Putin, "DEAŞ ve diğer aşırılıkçı grupların Suriye'deki varlığına kalıcı olarak son vermeliyiz." dedi.

Putin, Suriye rejiminin kontrolünde olmayan topraklardaki durumun endişe verici olduğunu vurgulayarak, "Bu bölgede suç, aşırılıkçılık, ayrılıkçılık tehditlerinin olduğunu görüyoruz. Buna, geniş çapta araçlarını kullanan ABD liderliğinde Batılı ülkelerin yıkıcı çizgisi büyük ölçüde yol açıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Astana Formatı kapsamında bu bölgelerde durumun istikrara kavuşturulması ve söz konusu bölgelerin Suriye rejimine kontrolüne yeniden verilmesi yönünde adımların atılması gerektiğini vurgulayan Putin, bir sonraki zirvenin Rusya'da gerçekleşeceğini bildirdi.

 

]]>
Wed, 20 Jul 2022 09:01:00 +0300
KKTC'den Rum kesimine yeni iş birliği paketi önerisi Dünya https://www.haberolay.net/haber/kktcden-rum-kesimine-yeni-is-birligi-paketi-onerisi-24364 https://www.haberolay.net/haber/kktcden-rum-kesimine-yeni-is-birligi-paketi-onerisi-24364 Lefkoşa

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, BM Siyasi İşler Bölümü Avrupa, Orta Asya ve Amerika Genel Sekreter Yardımcısı Muavini Miroslav Jenca'yı kabul etti.

Türkiye, KKTC'nin Rum kesimine yeni iş birliği paketi önerisini 'kuvvetle' destekliyor

Jenca'yı kabulünün ardından gazetecilere değerlendirmelerde bulunan Tatar, Kıbrıs Türk tarafı olarak BM Genel Sekreteri Antonio Guterres aracılığıyla GKRY lideri Nikos Anastasiadis'e iletilmek üzere hazırladıkları iş birliği önerilerini, Jenca'ya sunduğunu kaydetti.

Tatar, iş birliği önerilerinin, KKTC New York Temsilciliği aracılığıyla da BM Genel Sekreteri'ne iletileceğini söyledi.

Kıbrıs'taki iki taraf arasında iş birliği yapılması gerektiğinin sürekli altını çizdiğini hatırlatan Tatar, sağlanacak iş birliğinin, hem Kıbrıs konusunda bir uzlaşı için gereken ortamın oluşturulmasına hem de bölgenin barış ve istikrarına katkıda bulunacağına dikkati çekti.

Tatar, "İki tarafın da ihtiyaçları göz önünde bulundurularak müktesep haklarımız temelinde, kazan-kazan ilkesiyle hazırlanan 4 iş birliği önerimizi bugün sunmuş bulunmaktayım. Birinci önerim, Kıbrıs Rum tarafının tek yanlı ve maksimalist tutumundan dolayı sürekli olarak hem bölgemizde hem de iki taraf arasında krize sebep olan, Ada etrafındaki hidrokarbon kaynaklarına dairdir. Biz Kıbrıs Türk tarafı olarak krizlerin çözümü için hep diplomasi yolunu seçtik. Bu anlayışla iki tarafa da ait olduğu ilgili tüm kesimlerce kabul edilen hidrokarbon kaynaklarına ilişkin iş birliği irademizin teyidi olarak Rum liderliğine yeni bir öneri yapmış bulunuyorum." dedi.

2011, 2012 ve 2019 yıllarında Ada etrafındaki doğal kaynaklarla ilgili Kıbrıs Türk tarafının iş birliği önerilerinin masaya konulduğunu hatırlatan Tatar, bu iş birliği önerisinin halen masada olduğunu belirtti.

Tatar, önerilerin, iki tarafa da ait olan, Ada etrafındaki doğal kaynakların, araştırılması, çıkarılması, kullanılması ve pazarlanması da dahil, yönetilmesine ilişkin olarak, eşit sayıda ve eşitlik temelinde, BM gözetiminde, iki tarafın yetkili makamlarından temsilcilerin katılımıyla kurulacak bir komiteyle bu kaynaklara dair ortak karar alınması mekanizmasından oluştuğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Tatar, "Bugün verdiğimiz önerimizde, bir açılım daha yaparak bahse konu iş birliği mekanizmanın kurulmasını müteakip, süreç içerisinde bir safhada halihazırda iki tarafın ayrı ayrı sözleşme imzaladığı şirketlerin de yetkilendirilerek bu mekanizmaya dahil edilebileceğini söylüyoruz. Bu önemli açılım, Rum tarafının ileri sürmekte olduğu kaygı ve gerekçeleri de ortadan kaldırmaktadır." dedi.

"KKTC olarak Türkiye ile enterkonnekte çalışmaları yapmaktayız"

Avrupa Birliği enterkonnekte sistemine, Türkiye'ye bağlanma yoluyla dahil olmayı önerdiğini de belirten Tatar, halihazırda iki tarafın elektrik sistemlerinin birbirine bağlı olduğunu, ihtiyaç duyulması halinde tarafların birbirine elektrik verebileceğini kaydetti.

Tatar, "İki tarafta da artan enerji arzından dolayı yaşanan zorlukları aşmak konusunda AB sistemine dahil olmak, en etkin yöntem olarak ortaya çıkmaktadır. KKTC olarak Türkiye ile enterkonnekte çalışmaları yapmaktayız. Rum tarafının da buna yönelik ayrı çalışmaları bulunmaktadır. Ekonomik akılla bakıldığında ve maliyetler de göz önüne alındığında hem bağlantı yatırımı hem de bakım açısından değerlendirildiğinde, iki tarafın çıkarına olabilecek ve en erken zamanda devreye girebilecek sistem, Türkiye üzerinden sağlanacak sistemdir. Böylesine bir iş birliği yeşil enerjiye geçiş için de önemli bir imkan yaratacaktır. Bu konuda da iş birliğine hazır olduğumuzu ilettim." ifadelerini kullandı.

Üçüncü iş birliği alanı olarak, iki tarafın ortak hedefi olan "yeşil enerjiye geçiş" konusunda güneş enerjisinin etkin şekilde kullanılmasını önerdiğini kaydeden Tatar, kurulmasını öngördükleri ortak komite aracılığıyla, hem iki tarafa hem de Ada'nın geneline, bu alanda yapılacak yatırımlar da dahil olmak üzere, güneş enerjisinden maksimum fayda sağlamak hedefiyle birlikte çalışmayı da önerdiğini söyledi.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, "Dördüncü iş birliği önerim olarak, iki tarafın yetkili kurumları tarafından görevlendirilecek uzman personelin eşit sayıda oluşturacağı ve Kıbrıs'ın her iki tarafında bulunan tatlı su kaynaklarının rasyonel kullanımı ve geliştirilmesine yönelik çalışma yapmak üzere bir komite kurulmasına hazır olduğumuzu ifade ettim. Ana vatan Türkiye'den asrın projesi kapsamında ülkemize ulaştırılan suyun da bu iş birliği kapsamında ele alınabileceğini de önerdim." dedi.

"Şimdi top Rum tarafında"

Cumhurbaşkanı Tatar, Guterres'e çok yakın zamanda düzensiz göç ve Kıbrıs'ın mayınlardan arındırılmasına ilişkin iki ilave iş birliği önerisi sunacağını da kaydetti.

Kıbrıs Türk tarafının bu önerileriyle eşitlik temelinde, iki tarafa, Ada'ya ve bölgemize fayda sağlayacak iş birliği alanları konusunda Rum muhataplarıyla birlikte çalışma iradesine sahip olduğunu gösterdiğini kaydeden Tatar, şöyle devam etti:

"Bu kararlılığımı, müktesep haklarımız olan egemen eşitlik ve eşit uluslararası statümüz korunarak ileriye götürmeye hazır olduğumu da ifade ettim. Eğer hem Ada'mıza hem de bölgemizin barış, istikrar ve refahına katkı sağlanmak isteniyorsa, başta Rum tarafından olmak üzere, ilgili tüm taraflardan bu iş birliği önerilerimizi hayata geçirilmesi konusunda olumlu tutum bekliyoruz. Anastasiadis'in bu önerilerimize açık fikirli ve olumlu bakması yönünde teşvik edilmesini de Sayın BM Genel Sekreteri'nden rica ettim. Şimdi top Rum tarafındadır. Sayın Anastasiadis'e çağrım şudur; Ada'mızın ve bölgemizin geleceği için olumlu adım atılmasına biz hazırız, gelin bu önemli konularda birlikte çalışalım ve hem halklarımıza hem de bölgemize, önerdiğim bu iş birliği alanında birlikte çalışarak katkıda bulunalım."

"Biz asla iki bölgeli ve iki toplumlu federasyon görüşmeyiz"

Jenca'nın bugün Anastasiadis'i de ziyaret ettiğini hatırlatan Tatar, Rum basınında yer alan, Rum Başkanlık Sarayı'na dayandırılan ve Jenca'nın, Anastasiadis'e "Genel Sekreterin talimatı sonucunda, müzakerelerin BM Güvenlik Konseyi kararları zeminde yeniden başlamasına müsaade edecek bir ortamın nasıl yaratılacağını araştırma görevini üstlendiği" yönünde bilgi verildiği şeklindeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını, bunu, Jenca'nın da teyit ettiğini ve bu haberi yalanladığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Tatar, "Biz asla iki bölgeli ve iki toplumlu federasyon görüşmeyiz. Bizim yeni siyasetimizin ne olduğun bütün dünya çok iyi bilmektedir. Bizim egemen eşitliğimiz ve eşit uluslararası statümüz kabul görmeden resmi müzakere sürecine artık geçmeyiz. Taraflar arasında da şu an ortak zemin yoktur. Yaptığımız öneriler konusunda Ankara ile de tamamıyla iş birliği içerisindeyim. Türkiye'nin bu konudaki tutumu da önemli." dedi.

]]>
Sat, 02 Jul 2022 08:44:00 +0300
NATO’nun doğu kanadında asker sayısı 10 bine yaklaştı Dünya https://www.haberolay.net/haber/natonun-dogu-kanadinda-asker-sayisi-10-bine-yaklasti-24233 https://www.haberolay.net/haber/natonun-dogu-kanadinda-asker-sayisi-10-bine-yaklasti-24233 Brüksel

NATO, 28-30 Haziran'da yapılacak Madrid Zirvesi'nde de ele alınacak caydırıcılık ve savunmanın kuvvetlendirilmesi kapsamındaki doğu kanadında bulunan asker sayılarıyla ilgili ayrıntıları paylaştı.

Buna göre, Rusya'nın 24 Şubat'ta Ukrayna'ya saldırısını başlatmasından sonra sayıları 4'ten 8'e çıkarılan çok uluslu muharip gruplarda 9 bin 641 asker bulunuyor. Bu sayı daha önce 4 bin civarındaydı.

Doğu kanattaki muharip gruplar saldırı öncesinde Baltık ülkeleri Letonya, Litvanya, Estonya ile Polonya'da bulunuyordu. Saldırının ardından Bulgaristan, Macaristan, Romanya ve Slovakya'ya da muharip gruplar konuşlandırıldı.

Muharebeye hazır tutulan çok uluslu birliklere 25 NATO ülkesi katkı sağlıyor. En fazla asker sağlayan Almanya'nın 1315 askeri Litvanya ve Slovakya'da bulunuyor.

Ardından gelen ABD'nin Polonya, Bulgaristan, Macaristan ve Romanya'da 1165, İngiltere'nin ise Estonya ve Polonya'daki birliklerde 1122 askeri görev yapıyor.

]]>
Tue, 28 Jun 2022 16:22:00 +0300
G7 liderlerinden Ukrayna'ya 'gerektiği sürece' askeri ve mali destek taahhüdü Dünya https://www.haberolay.net/haber/g7-liderlerinden-ukraynaya-gerektigi-surece-askeri-ve-mali-destek-taahhudu-24183 https://www.haberolay.net/haber/g7-liderlerinden-ukraynaya-gerektigi-surece-askeri-ve-mali-destek-taahhudu-24183  Berlin

ABD, Almanya, İngiltere, Kanada, Fransa, İtalya ve Japonya'dan oluşan G7 ülkelerinin liderleri, Rusya'ya karşı savaşta “Ukrayna’ya desteğe” ilişkin ortak açıklama yaptı.

Rusya'nın savunma sanayisi için “kilit teknolojileri” ithal etme kabiliyetini kısıtlayarak Moskova’ya yeni yaptırımlar getirme sözü verilen açıklamada, savaş sona erdiğinde kendisini savunmasına yardımcı olmak için Ukrayna'yla çalışılacağı belirtildi.

Açıklamada, “Ukrayna’ya mali, insani, askeri ve diplomatik destek sağlamaya ve gerektiği sürece Ukrayna'nın yanında olmaya devam edeceğiz.” ifadesi kullanıldı.

G7 ülkelerinin Rusya'nın ana sanayi girdilere, hizmetlere ve teknolojilere ulaşımını daha da kısıtlamaya yönelik hedefli yaptırımları uyumlu hale getirecekleri ve genişletecekleri vurgulanan açıklamada, özellikle Rusya'nın savunma ve teknoloji sektörünün hedef alınacağı ifade edildi.

Açıklamada, Rusya’nın küresel gıda güvenliğine yönelik artan tehditlerde büyük bir payı olduğu savunularak Rusya'ya, Ukrayna’nın tarım ve ulaşım altyapısına yönelik saldırıları durdurma ve Karadeniz'deki Ukrayna limanlarından tarım ürünlerini taşıyan gemilerin serbest geçişine izin verme çağrısı yapıldı.

Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü koruması, savunması ve kendi geleceğini seçmesi için G7 ülkelerinin yardım etmeye kararlı olduklarına vurgu yapılan açıklamada, “Gelecekteki bir barış anlaşmasına dış baskı veya etkiden uzak karar vermek Ukrayna'ya kalmış.” denildi.

G7’nin Kiev’e destek sözü, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’in Almanya'nın ev sahipliğinde Bavyera eyaletindeki Elmau Sarayı'nda yapılan G7 Liderler Zirvesi'ne video konferans yöntemiyle katılarak daha fazla silah yardımı istemesinin ardından geldi.

Zelenskiy, Moskova'nın ülkesindeki savaşı gelecek kışa kadar uzatmaya çalıştığına işaret ederek, ABD, İngiltere, Kanada, Fransa, Almanya, İtalya ve Japonya liderlerinden ülkesine hava savunma sistemleri dahil daha fazla silah tedarik etmeleri talebinde bulunmuştu.

G7 ülkelerinin liderlerine, Rusya'ya karşı daha fazla yaptırım çağrısı yapan Zelenskiy, bu liderlerden Kiev'in tahıl ürünleri ihraç etmesine yardımcı olmalarını ve Ukrayna'nın yeniden imarı için mali yardım sağlamalarını talep etmişti.

Öte yandan, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda 124 gün geride kalırken, Ukrayna’daki savaş ve savaşın gıda, enerji güvenliği ve küresel ekonomi üzerindeki etkileri, G7 Liderler Zirvesi'nin ikinci gününde öne çıkan konular arasında yer alıyor.

G7 liderlerinin bugün beşinci oturumda iklim, enerji ve sağlık alanında daha iyi bir gelecek için yatırım konularını masaya yatırması planlanıyor.

Liderler öğleden sonra, “küresel gıda güvenliği, cinsiyet eşitliği” adlı altıncı oturuma katılacak. Bu oturumda Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, liderlerle video bağlantısı aracılığıyla "küresel gıda krizini" görüşecek.

Zirvenin ikinci günü, G7 liderleri ve eşlerinin katılacağı akşam yemeği ile son bulacak.

]]>
Mon, 27 Jun 2022 17:18:00 +0300
Bulgaristan Başbakanı Petkov, hükümetinin istifasını sundu Dünya https://www.haberolay.net/haber/bulgaristan-basbakani-petkov-hukumetinin-istifasini-sundu-24157 https://www.haberolay.net/haber/bulgaristan-basbakani-petkov-hukumetinin-istifasini-sundu-24157 Sofya

Popülist şovmen Slavi Trifonov’un “Böyle Bir Halk Var” isimli partisinin Petkov’un kabinesini oluşturan 4’lü koalisyondan ayrılmasının ardından muhalefet, meclise gensoru önergesi sunmuştu.

Petkov hükümeti, 22 Haziran’da yapılan oylamada muhalefetin oylarıyla devrilmişti.

Anayasal prosedürü izleyen Cumhurbaşkanı Rumen Radev, Petkov’un istifa dilekçesini alır almaz yeni kabinenin oluşturulması için siyasi güçlerle görüşmelere başladı.

Görüşmelerin ardından Radev, parlamentoda en büyük gruba sahip Değişime Devam Partisine (PP) tekrar hükümeti kurma görevi verecek.

İstifa eden Petkov, aynı kabine listesini sunarak yeniden başbakan adayı olacağını duyurmuştu.

PP’nin bu görevde başarısız olması durumunda kabine oluşturma sırasını, eski başbakanlardan Boyko Borisov’un lideri olduğu Bulgaristan’ın Avrupalı Gelişimi İçin Yurttaşlar (GERB) partisi devralacak.

Bu arada GERB lideri Borisov, partisinin bu görevi anında iade edeceğini duyurmuştu.

En büyük iki partinin kabine oluşturamaması durumunda cumhurbaşkanı, erken seçim için tarih belirlemeden önce kendi tercihine göre meclisten 3’üncü bir siyasi güce hükümeti kurma görevi verecek.

Ülken erken seçim yoluna girerse Cumhurbaşkanı Radev, parlamentoyu feshederek geçici teknokratlar hükümeti kuracak.

Bulgaristan’da halk, 2021'de üç kez parlamento seçimine gitmişti.

Kiril Petkov hükümeti, 13 Aralık 2021'de güvenoyu alarak göreve başlamıştı.

]]>
Mon, 27 Jun 2022 12:12:00 +0300
NATO liderleri tarihi zirve için Madrid’de toplanacak Dünya https://www.haberolay.net/haber/nato-liderleri-tarihi-zirve-icin-madridde-toplanacak-24155 https://www.haberolay.net/haber/nato-liderleri-tarihi-zirve-icin-madridde-toplanacak-24155 Brüksel

NATO üyesi ülkelerin liderleri, tüm dünyaya çeşitli etkileri bulunan Rusya’nın Ukrayna’ya açtığı savaşla ilgili gelişmeleri görüşmek ve NATO’nun yeni stratejik konseptini kabul etmek üzere bir araya gelecek.

NATO Zirvesi, İspanya’nın başkenti Madrid’de 28-30 Haziran'da düzenlenecek. Zirvede Türkiye’yi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan temsil edecek.

Zirve toplantısı, 28 Haziran’da İspanya Kralı Felipe’nin liderlere vereceği akşam yemeğiyle başlayacak. 29 Haziran sabahı ilk oturumda Ukrayna ve Rusya konuşulacak. Bu oturuma Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de video konferans yöntemiyle katılarak liderlere hitap edecek.

Aynı gün öğleden sonra yapılacak oturumda NATO’nun en yakın ortaklarıyla ortaklık ilişkilerinin geliştirilmesi konuşulacak. Bu toplantıya Asya-Pasifik ortakları Avustralya, Yeni Zelanda, Japonya ve Güney Kore’nin yanı sıra İsveç ve Finlandiya, Gürcistan liderleri katılacak. AB Komisyonu ve AB Konseyi de başkanları tarafından toplantıda temsil edilecek.

29 Haziran akşamında, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, NATO ülkelerinin yanı sıra 27 AB üyesinin liderlerini gayriresmi formatta akşam yemeğinde ağırlayacak.

Zirvenin son günü olan 30 Haziran’da ise güney kanadı ve bu bölgedeki sınamalar ele alınacak. Bu çerçevede terörle mücadele ve göç gibi birçok konu konuşulacak.

Madrid Zirvesi kapsamında müttefik ülkelerin dışişleri ve savunma bakanları ayrı ayrı toplantılar da yapacak. Güneydeki sınamaların değerlendirileceği dışişleri bakanlarının toplantısına Moritanya ve Ürdün de katılacak. Savunma bakanlarının toplantısında ise Balkanlar konuşulacak ve Bosna Hersek bu bölümde yer alacak.

Bu yılki NATO Zirvesi birçok boyutuyla tarihi önem taşıyor. Bunların birçoğu 24 Şubat’ta Ukrayna’ya savaş açan Rusya ile bağlantılı.

Zirvede öne çıkacak konular arasında İsveç ve Finlandiya’nın üyelik başvurusu ve bununla ilgili Türkiye’nin güvenlik endişeleri, gelecek yıllarda sınamalara NATO’nun nasıl karşılık vereceğini tayin edecek yeni “Stratejik Konsept” belgesinin kabulü, ittifakın doğu kanadının güçlendirilmesi, Ukrayna’ya yönelik kapsamlı askeri yardım paketi bulunuyor.

İsveç ve Finlandiya

İsveç ve Finlandiya, Ukrayna saldırısını başlatmasından sonra Rusya’yı yükselen tehdit olarak görerek 18 Mayıs’ta NATO’ya üyelik başvurusu yaptı. Ancak iki ülkenin üyelikleri konusunda Türkiye’nin güvenlik endişeleri bulunuyor.

Türkiye, NATO üyesi olabilmeleri için PKK/YPG, DHKP-C ve FETÖ gibi terör örgütlerinin bu ülkelerdeki yapılanmasının, para toplama, adam devşirme, propaganda gibi faaliyetlerinin sona erdirilmesini ayrıca Türkiye’ye yönelik silah ambargosu ve kısıtlamalarının kaldırılmasını istiyor.

Türkiye’nin endişelerinin giderilmesi için yürütülen müzakereler henüz sonuç vermedi. Türkiye, Madrid Zirvesi'ni bir son tarih veya dönüm noktası olarak görmüyor ve müzakerelerin devam edeceğini vurguluyor. Türkiye, İsveç ve Finlandiya’dan bağlayıcı taahhütler ve somut adımlar istiyor. Bu kapsamda imzalanması istenen ve üzerinde müzakere edilen belgeler bulunuyor.

NATO Zirvesi'nde ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yapacağı görüşmelerde de İsveç ve Finlandiya’nın başvurularının gündeme gelmesi bekleniyor.

İki ülkenin liderleri NATO Zirvesi için Madrid’e gelecek ancak zirve programında sadece ilk günde ev sahibi İspanya’nın liderlere vereceği yemek bölümünde yer almaları öngörülüyor.

Stratejik Konsept yenileniyor

Madrid’deki zirvede tarihi gelişmelerden biri de NATO’nun karşısındaki güvenlik sınamalarını belirleyen, bunlara siyasi ve askeri anlamda nasıl karşılık verileceğinin çerçevesini çizen Stratejik Konsept belgesinin yenilenecek olması.

Stratejik Konsept en son Portekiz’in başkenti Lizbon’da 2010’da düzenlenen zirvede kabul edilmişti. Ancak o günden bu yana hem Avrupa güvenliğinde hem de siyasi olarak NATO için çok şey değişti.

Değişikliğin temelini Rusya ile ilişkiler oluşturuyor. Çünkü 2010’daki Stratejik Konsept belgesinde Rusya NATO’nun ortağı olarak değerlendiriliyordu. Lizbon’daki zirveye dönemin Rusya Devlet Başkanı Dmitriy Medvedev de katılmış, Rusya NATO’nun “stratejik ortağı” olarak nitelendirilmişti.

Dönemin NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen ve Medvedev bir araya gelerek iş birliği mesajları vermiş, gerginlik döneminin geçmişte kaldığını vurgulamışlardı. Hatta NATO ve Rusya’nın füze savunma sistemi kurulması için birlikte çalışacağı belirtilmişti.

Aradan geçen birkaç yılda durum çok değişti. Şimdi NATO ve Rusya birbirlerini ana tehdit unsurları olarak görüyor.

Stratejik Konsept’teki bir başka yenilik de Çin olacak. 2010’daki belgede Çin’den tek kelimeyle bile bahsedilmiyordu. Ancak 2010’ların ortalarından beri ABD başta olmak üzere Batı dünyası yönünü doğuya çevirmiş durumda ve Çin’i çok daha yakından izliyor.

NATO Çin’i hasım olarak görmüyor. Ancak Çin’in yükselişi ve Pekin yönetiminin askeri yatırımlara hız vermesi NATO’yu endişelendiren konulardan biri.

Çin’in nükleer kapasitesini geliştirmesi, hayati öneme sahip teknolojilere yatırım yapması ayrıca internet gibi Avrupa’daki kritik altyapıları kontrol etme ihtimali NATO için endişe kaynakları.

Zirvede Çin’in ele alınması, NATO çıkarları karşısında sınama olduğunun vurgulanması, rekabetçi bir dünyada NATO’nun Çin’e karşı harekete geçmesi gerekliliğine işaret edilmesi bekleniyor.

NATO bu amaçla Asya-Pasifik bölgesinde iş birliklerini güçlendirmek için çaba gösteriyor. Bu kapsamda Japonya, Güney Kore, Yeni Zelanda ve Avustralya liderleri de Madrid’e davet edildi. Bu ülkelerin liderleri ilk kez bir NATO zirvesine katılmış olacak.

Ukrayna’ya kapsamlı askeri yardım paketi

Madrid Zirvesi'nde NATO liderlerinin önündeki bir diğer konu Ukrayna’ya sağlanacak kapsamlı askeri yardım paketi olacak.

 

NATO, 2014’te Rusya’nın Kırım’ı işgalinden bu yana Ukrayna’ya eğitim, silah ve mühimmat gibi desteklerde bulunuyor. Şubat ayında Rusya’nın saldırısının başlamasından bu yana NATO ülkelerinin askeri, insani ve mali desteği arttı. Bugüne kadar milyarlarca dolarlık yardım Ukrayna’ya gönderildi.

Ancak Rusya ile savaşında Ukrayna’nın önündeki zorluklardan biri elindeki askeri envanterin önemli kısmının Sovyet dönemi silah ve malzemeleri olması.

NATO, Ukrayna’nın Sovyet döneminden kalan malzemelerini Batı’nın modern malzemelerine dönüştürmek istiyor. Buradaki amaç Ukrayna’nın savunma kabiliyetlerinin artırılmasının yanı sıra NATO ile işlerlik (interoperability) imkanının artırılması.

Doğu kanadının güçlendirilmesi

NATO liderleri, Rusya’nın Ukrayna’ya savaş açmasından sonra güçlendirilen doğu kanadı başta olmak üzere ittifakın daha kuvvetli hale getirilmesini, uzun vadeli durumunu ve kapasitesini de ele alacak.

NATO’nun 2014’ten önce doğu kanadında muharip asker bulundurma planları yoktu. NATO Kırım’ı yasa dışı ilhakı nedeniyle Rusya tehdidine karşı 2014’ten sonra doğu kanadını güçlendirmeye başlamıştı.

Bu amaçla Baltık ülkeleri ve Polonya’da toplam 4 muharip grup tutuluyordu. Ancak şubatta savaşın başlamasından sonra bu sayı 8’e çıkarıldı. İlave çok uluslu 4 muharip grup Bulgaristan, Macaristan, Slovakya ve Romanya’ya konuşlandırıldı.

Ayrıca Rusya saldırısı sonrasında NATO tarihinde ilk kez yaklaşık 40 bin kişilik bir güç olan NATO Mukabele Kuvvetini harekete geçirdi. Şu anda doğu kanadında doğrudan NATO komutasında bulunan, hava ve deniz unsurlarıyla desteklenen 40 bin asker bulunuyor. ABD de Avrupa’daki asker sayısını 70 binden 100 bine çıkardı.

Zirvede bunlara ilaveten doğu kanadını kuvvetlendirmek için hazırlanan planların kabul edilmesi bekleniyor. Bu planlar arasında ağır silahlar, mühimmat, yakıt gibi çeşitli malzemelerin artırılması bulunuyor.

Ayrıca olası bir görevlendirme için belirlenmiş kuvvetler oluşturulması da planlar arasında. Bu birlikler kendi ülkelerinde bulunacak ve kendi ülkelerinde eğitim ve tatbikatlar yapacak. İhtiyaç halinde görevlendirilecekleri bölgenin arazi yapısını, iklimini ve diğer şartlarını çok iyi bilmeleri istenecek.

Madrid Zirvesi'nde bu konuların dışında müttefiklerin gayrisafi milli hasılasının yüzde 2’sini savunmaya harcama taahhüdünü içeren yük paylaşımının değerlendirilmesi, ortak fonlar ve kaynaklarla ilgili karar alınması, askeri ve sivil bütçenin artırılması da öngörülüyor.

]]>
Mon, 27 Jun 2022 11:44:00 +0300
BM: Ukrayna'da 12 milyondan fazla kişi yerinden edildi Dünya https://www.haberolay.net/haber/bm-ukraynada-12-milyondan-fazla-kisi-yerinden-edildi-24090 https://www.haberolay.net/haber/bm-ukraynada-12-milyondan-fazla-kisi-yerinden-edildi-24090 New York

BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, New York genel merkezindeki günlük basın toplantısında, Ukrayna'daki son insani durum hakkında bilgi verdi.

Dujarric, “Bugün itibarıyla Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinde dört ay doldu. BM Ukrayna Kriz Koordinatörü Amin Awad, savaşın 12 milyondan fazla Ukraynalıyı yerinden ettiğini ve buna kalıcı bir çözüm bulunması gerektiğini söyledi.” dedi. BM’nin, Ukrayna hükümetinin yanı sıra bölgede 300’den fazla sivil partner ile yakın olarak çalıştığını kaydeden Dujarric, şu ana kadar temel konularda destek için 9 milyon kişiye ulaşıldığı bilgisini paylaştı. Dujarric, “Ukrayna'nın doğu bölgelerinde acil yardıma ihtiyacı olan sivillere insani yardımların ulaştırılması çağrısında bulunmaya devam ediyoruz.” şeklinde konuştu.

 

 

 

]]>
Sat, 25 Jun 2022 11:15:00 +0300
AB liderleri Ukrayna ve Moldova'ya 'aday ülke' statüsü verilmesini kararlaştırdı Dünya https://www.haberolay.net/haber/ab-liderleri-ukrayna-ve-moldovaya-aday-ulke-statusu-verilmesini-kararlastirdi-24041 https://www.haberolay.net/haber/ab-liderleri-ukrayna-ve-moldovaya-aday-ulke-statusu-verilmesini-kararlastirdi-24041 Brüksel

Karar, AB liderlerinin Brüksel'deki zirve toplantısı devam ederken açıklandı.

AB Konseyi Başkanı Charles Michel, sosyal medyadaki Ukraynaca ve Rumence açıklamasında, kararı "tarihi" şeklinde nitelendirdi.

"Bugünkü karar AB yolunda çok önemli bir adımı ifade ediyor." diyen Michel, Ukrayna ve Moldova halklarını tebrik etti.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu'yu tebrik ederek "Ülkeleriniz Avrupa ailesinin parçası. Liderlerin bugünkü tarihi kararları da bunun teyidi." ifadesini kullandı.

Ukrayna, AB'ye adaylık başvurusunu Rusya'nın saldırısının başlamasından 4 gün sonra 28 Şubat 2022'de, Moldova ve Gürcistan ise 3 Mart 2022'de yapmıştı. AB Konseyi, 7 Mart'ta AB Komisyonunu görüşünü sunmaya davet etmişti.

AB Komisyonu, 17 Haziran'da Ukrayna ve Moldova'ya adaylık statüsü verilmesi yönünde görüş bildirdi. Komisyon, Gürcistan için ise Avrupa perspektifi sunulması ve kriterleri karşılaması kaydıyla durumunun daha sonra yeniden değerlendirilmesini tavsiye etti.

Adaylık statüsü, bir ülkenin uzun yıllar sürecek AB'ye katılım sürecindeki ilk adımı oluşturuyor. Bir ülkeye aday statüsü verilmesinden sonra koşulların yerine getirilmesi şartıyla ilerleyen aşamalarda katılım müzakereleri başlıyor. Katılım müzakerelerinin başlaması yıllar alabiliyor.

]]>
Fri, 24 Jun 2022 09:41:00 +0300
ABD: Türkiye'nin tahıl sorununun çözümü için çabalarını memnuniyetle karşılıyoruz Dünya https://www.haberolay.net/haber/abd-turkiyenin-tahil-sorununun-cozumu-icin-cabalarini-memnuniyetle-karsiliyoruz-24039 https://www.haberolay.net/haber/abd-turkiyenin-tahil-sorununun-cozumu-icin-cabalarini-memnuniyetle-karsiliyoruz-24039 Washington DC

Kirby, Beyaz Saray günlük basın brifinginde Rusya-Ukrayna savaşını, G7 ve NATO zirvelerini değerlendirdi.

Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle tüm dünyada baş gösteren tahıl krizinin G7 zirvesinin gündem maddelerinden biri olacağını belirten Kirby, Biden yönetiminin bu konunun çözümü için çaba harcadığını kaydetti.

Kirby, "Türkler de bu konuda Ruslar ile konuşuyor. Türkiye'nin bu konudaki rolünü kesinlikle memnuniyetle karşılıyoruz. Türkiye, tarım ürünlerinin deniz yoluyla nakliyatı için bazı çabalar sarf ediyor." dedi.

NATO zirvesinin ana gündemlerinden birinin de Finlandiya ve İsveç'in üyelik başvurusu olacağını vurgulayan Kirby, "Türkiye, İsveç ve Finlandiya'nın aralarındaki meseleleri çözeceği ve Finlandiya ile İsveç'in NATO'ya katılacağından eminiz. Ancak size bunun için zaman veremem." diye konuştu.

]]>
Fri, 24 Jun 2022 09:32:00 +0300
Bangladeş'te şiddetli yağışların yol açtığı sellerde ölenlerin sayısı 68’e çıktı Dünya https://www.haberolay.net/haber/bangladeste-siddetli-yagislarin-yol-actigi-sellerde-olenlerin-sayisi-68e-cikti-24038 https://www.haberolay.net/haber/bangladeste-siddetli-yagislarin-yol-actigi-sellerde-olenlerin-sayisi-68e-cikti-24038 Ankara

Resmi verilere göre, sellerde kuzeydoğu Sylhet bölgesinde 46, kuzey ve orta Mymensingh bölgesinde 18, kuzey Rangpur bölgesinde 4 kişi öldü.

Söz konusu bölgelerde son 3 günde devam eden seller nedeniyle 4 binden fazla kişi su kaynaklı hastalıklara yakalandı.

Selden etkilenen bölgelerde insani kriz de baş gösterdi. Yiyecek ve içme suyu dağıtımına ordu mensupları da katıldı.

Sadece Sylhet bölgesinde 56 bin hektar çeltik tarlasında zarara yol açan selde, diğer bölgelerdeki tarım alanları da zarar gördü.

]]>
Fri, 24 Jun 2022 09:31:00 +0300
NATO: Türkiye'nin meşru endişelerini gidermek için çalışıyoruz Dünya https://www.haberolay.net/haber/nato-turkiyenin-mesru-endiselerini-gidermek-icin-calisiyoruz-24025 https://www.haberolay.net/haber/nato-turkiyenin-mesru-endiselerini-gidermek-icin-calisiyoruz-24025 Brüksel

Stoltenberg, Çekya Başbakanı Petr Fiala ile NATO karargahındaki görüşmesinden sonra basına açıklama yaptı.

28-30 Haziran'daki Madrid Zirvesi'nde görüşülecek konulardan birinin Finlandiya ve İsveç'in üyelik başvuruları olduğunu hatırlatan Stoltenberg, başvuruları "tarihi" gelişme olarak değerlendirdi.

Stoltenberg, tüm müttefiklerin güvenlik endişelerinin ele alınmasını ve katılım sürecinde ilerleme sağlamak istediklerini ifade ederek, "Türkiye'nin meşru güvenlik endişeleri bulunuyor. Finlandiya ve İsveç ile bunları gidermek için çalışıyoruz." dedi.

Madrid Zirvesi'nde görüşülecek konulara da değinen Stoltenberg, İttifakın yeni Stratejik Konsept belgesinin kabul edileceğini, Ukrayna'ya yardımların ele alınacağını, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'in liderlere hitap edeceğini, NATO'nun harcamaları ve yük paylaşımının değerlendirileceğini söyledi.

]]>
Thu, 23 Jun 2022 16:05:00 +0300
Rusya-Ukrayna savaşında 120 gün geride kaldı Dünya https://www.haberolay.net/haber/rusya-ukrayna-savasinda-120-gun-geride-kaldi-24012 https://www.haberolay.net/haber/rusya-ukrayna-savasinda-120-gun-geride-kaldi-24012 Ankara

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in talimatıyla Rusya’nın Ukrayna’da başlattığı savaşın üzerinden 4 ay geçerken, savaştan dolayı ortaya çıkan tahıl krizinin çözümünde “kırmızı hat diplomasisi” ile Türkiye’nin girişiminden olumlu sinyaller gelmeye başladı.

Putin, 24 Şubat'ta sabah erken saatlerde televizyondan halka hitap ederek "Ukrayna'nın doğusundaki Donbas'a özel askeri operasyon" başlattıklarını duyurdu. Böylece 120 gün önce Rusya’nın Ukrayna ile savaşı başladı. Rus askeri birlikleri, Ukrayna'nın Donetsk ve Luhansk bölgelerinden Kiev yönetiminin kontrolündeki bölgelere, aynı anda Ukrayna’nın kuzey bölgelerine girdi.

Kırım üzerinden de Herson ve Melitopol bölgelerine doğru asker çıkaran Rus ordusu, Kiev yakınlarına havadan ve karadan asker sevk etti ve başkenti kuşatma altına aldı.

Bir ay geçtikten sonra Kiev’den ve Çernigiv bölgesinden Rus askerleri geri çekildi. Böylece Ukrayna birlikleri, buralarda kontrolü yeniden sağladı. Başkent Kiev’de hayat normale dönmeye başladı.

Rus ordusu, Ukrayna'daki stratejik bölgelerdeki hedeflere yönelik sık sık uzun menzilli yüksek hassasiyetli silahları kullanmayı sürdürüyor. ABD ve Avrupa ülkelerinin Ukrayna’ya silah desteğini artırmalarının ardından Rus ordusu, uzun menzilli füzelerle sahadaki bu silahları ve depoları hedef almaya devam ediyor.

Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna’ya silah sevkiyatı yapan NATO ülkelerine ait nakliye araçlarının, Rus ordusunun meşru hedefi olduğunu duyurmuştu.

Rus ordusu askeri altyapı tesislerini hedef aldığını bildirirken Ukrayna, bu saldırılarda sivillerin hayatını kaybettiğini ve yaralandığını belirtiyor.

Savaşın ilk günlerinde Azak Denizi'ne kıyısı olan stratejik şehirleri ele geçirmek için yoğunlaşan Ruslar Mariupol’ü de alarak, Ukrayna’nın Azak Denizi ile olan bağlantısını tamamen kesti.

Harkiv’de Ukrayna kontrolü sürüyor

Harkiv bölgesinde Ukrayna ve Rus birlikleri arasındaki çatışmalar halen sürüyor. Ukraynalı yetkililer, bu bölgedeki bazı yerleşim birimlerinin kontrolünü yeniden sağladıklarını açıkladı. Harkiv şehri ise Kiev yönetiminin kontrolünden çıkmadı. Ukrayna ordusu Harkiv bölgesinde direnişini güçlü şekilde sürdürüyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, askerlere ve şehir halkına moral vermek için Harkiv’i ziyaret etti. Zelenskiy, ayrıca Donetsk ve Luhansk bölgelerinin Kiev yönetiminin kontrolü altındaki kısımlarındaki cephelere de gitti ve askerlerle bir araya geldi.

Ukrayna’nın 1000’den fazla yerleşim yerinin kurtarıldığını belirten Zelenskiy, Ukrayna’nın sivil bölgelerine günde 10 ila 15 roketin isabet ettiğini aktardı.

Ruslar Ukrayna’nın güneyinden de ilerlemek istiyor

Rus ordusu, Ukrayna’nın Karadeniz ile de bağlantısını kesmek için güney bölgesinden, kıyı şeridinden ilerleyişini sürdürmeye çalışıyor.

Mariupol’den sonra Mıkolayiv bölgesi ve Odessa bölgesine odaklanan Ruslar, özellikle Karadeniz’de Ukrayna açısından stratejik öneme sahip Yılan Adası'ndaki hakimiyetini Ukrayna ordusunun yoğun mukavemetine rağmen korumaya devam ediyor.

Kiev, Yılan Adası'nı Rus askerlerinden almak için 20 Haziran’da yeniden bir operasyon düzenledi. Operasyondan istediği sonucu alamayan Ukrayna ordusu, Ada’ya çıkarma yapamadı.

Ertesi günü Ukrayna birlikleri Karadeniz'in kuzeybatı kesimindeki Kırım-1 ve BK-1 Rus doğal gaz üretim platformlarına saldırdı. Saldırıda platformlardan birinde yangın çıktı.

Savaş Ukrayna’nın doğusunda yoğunlaşıyor

Nisanda Ukrayna’nın doğusuna kayan savaş, etkisini burada yoğun şekilde devam ettiriyor. Rus ordusunun açıklamasına göre, sözde Luhansk Halk Cumhuriyeti topraklarının yüzde 97’si Rus güçlerin eline geçti.

Özellikle stratejik açıdan öneme sahip ve “şehir savaşı”nın yapıldığı Severodonetsk’te son günlerde Ukrayna askerlerinin direnişi dikkati çekiyor.

Rus güçler Severodonetsk’in tamamını ele geçirdiğini belirtse de özellikle şehirdeki azot fabrikasında kontrol Ukrayna güçlerinin elinde bulunuyor. Rus tarafı, bu bölgeden koridor açtığını açıkladı ancak Ukrayna güçlerinin koridorun kullanılmasına izin vermediğini bildirdi.

Rus birlikleri bu şehri alması halinde batıya doğru Donbas idari sınırlarının tamamına ulaşmanın önündeki önemli engellerden birini kaldırmış olacak.

Buna rağmen Rus askeri birlikleri, Ukrayna’nın doğusundan ilerleyişini artırdı ve bazı yerleşim birimleri Rusların eline geçti.

Rus yetkililere göre, Donets Nehri'nin sol kıyısı boyunca Krasnıy Limanı ve Svyatogorsk şehirleri dahil sözde Donetsk Halk Cumhuriyeti ile Luhansk Halk Cumhuriyeti topraklarının önemli bir kısmı ele geçirildi.

"Özel operasyonun esas amacı olan Donbas’ı özgürleştirmek" hedefiyle güçlerini Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk ve Luhansk bölgesine yoğunlaştırdığını duyuran Rus ordusunun son günlerde hızlı ilerlediğine yönelik açıklama yapılmıyor. Ancak Rus ordusunun belirli noktaları yoğun bombardıman altına alması dikkati çekiyor.

Ukrayna güçlerinin de Donetsk’e saldırıları devam ediyor

Ukrayna güçleri de sözde ayrılıkçıların kontrolü altındaki Donetsk ve Luhansk bölgelerine saldırılar düzenlemeye devam etti. Bazı okul ve yerleşim birimlerine roket isabet etmesi sonucu sivil kayıplarla birlikte altyapı da zarar gördü.

 

Bu saldırılarda, savaşın başlamasından bu yana sadece Donbas bölgesinde sivillerden 190 kişinin hayatını kaybettiği, 900 kişinin de yaralandığı belirtiliyor.

Savaşta ölü sayısıyla ilgili net açıklama halen yok

Ancak Ukrayna genelinde savaştaki sivil kayıplara ilişkin ne Ukrayna ne de Rus tarafı net rakam açıklamadı.

Savaşın ilk ayında kendi askerlerinden 1351’inin öldüğünü, 3 bin 825'inin yaralandığını bildiren Rusya Savunma Bakanlığı yetkilileri, bu konuda hala yeni bir bilgi açıklamadı.

Rus yetkililer, Ukrayna ordusunun da savaş boyunca 23 bin 367 askerini kaybettiğini öne sürdü. Ukrayna da bugüne kadar 34 binin üzerinde Rus askerinin öldüğünü iddia etti.

]]>
Thu, 23 Jun 2022 13:19:00 +0300
İsveç devlet televizyonu, YPG/PKK elebaşlarından Şahin ile röportaj yaptı Dünya https://www.haberolay.net/haber/isvec-devlet-televizyonu-ypgpkk-elebaslarindan-sahin-ile-roportaj-yapti-24005 https://www.haberolay.net/haber/isvec-devlet-televizyonu-ypgpkk-elebaslarindan-sahin-ile-roportaj-yapti-24005 Stockholm

İsveç'in NATO üyeliği konusunda Türkiye ile görüşmeler yaptığı bir dönemde SVT'ye saklandığı sözde makamından açıklamalarda bulunan Şahin, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyini terörden temizlemek için yapacağı muhtemel bir operasyona cevap vereceklerini söyledi.

Türkiye'nin muhtemel operasyonu için NATO ülkelerine baskı yaptığını iddia eden terörist elebaşı Şahin, "İsveç'in kendilerine verdiği desteğin devam etmesi ve bu desteğin siyasi ve ahlaki olduğunu açıklaması gerektiğini" kaydetti.

SVT, terör örgütü YPG/PKK'nın elebaşlarından Salih Müslim ile de Suriye'nin kuzeyinde saklandığı ABD askeri üssünde 25 Mayıs'ta röportaj yapmıştı. Bu röportaja tepki gösteren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Özellikle İsveç, Stockholm’ün caddelerinde teröristleri gezdiriyor, kendi polisleriyle onları güvence altına alıyor. Hatta hatta görüşmeyi yaptıkları günün akşamında İsveç devlet televizyonunda Salih Müslim denen teröristi konuşturarak bize her türlü yanlışı yapıyor." ifadelerini kullanmıştı.

]]>
Thu, 23 Jun 2022 11:25:00 +0300
BM: Yunanistan'da göçmenleri korumaya çalışan kuruluşlar baskı altında Dünya https://www.haberolay.net/haber/bm-yunanistanda-gocmenleri-korumaya-calisan-kuruluslar-baski-altinda-23993 https://www.haberolay.net/haber/bm-yunanistanda-gocmenleri-korumaya-calisan-kuruluslar-baski-altinda-23993 Cenevre

İnsan hakları savunucularının durumunu araştıran BM Özel Raportörü Mary Lawlor, yazılı açıklamasında, Yunanistan'ın göçmenlere yönelik politikasının, insan hakları savunucularını merkeze almadığını vurguladı.

Lawlor, Yunan hükümetinin, ülkeye kabul edilemeyen veya sınır dışı edilen göçmenlere yönelik dayanışma gösteren hak gruplarına karşı baskıcı tavrına tepki göstererek, "Göçmenlerle dayanışma eylemleri suç ve insan kaçakçılığı ile eşdeğer olarak yorumlanıyor. Ülkede sığınmacı ve göçmenlerin haklarını savunanlar, büyük baskı altında." değerlendirmesinde bulundu.

Yunan hükümetinin geçen yıl çıkardığı ve "ülkenin kıyılarında mahsur kalan göçmenleri kurtarmaya yönelik gönüllü kuruluşların faaliyetlerinin sınırlandırılmasına" yönelik yasaya değinen Lawlor, bu uygulamanın sivil toplum kuruluşlarına "boğucu etki" yarattığını vurguladı.

Lawlor, Yunanistan'ın göçmenleri geri itme ve göçmen haklarını savunan grupları kısıtlamaya yönelik tam raporu Mart 2023'te BM İnsan Hakları Konseyi'ne sunacağını duyurdu.

BM Göçmen Hakları Özel Raportörü Felipe Gonzalez Morales, dün yayımladığı raporunda, Yunanistan'ın kara sularından ülkeye geçmeye çalışan göçmenleri geri itmesinin devlet politikası haline geldiğini belirtmişti.

BM Mülteciler Yüksek Komiserliğinin verilerine göre 2020-2021 döneminde Yunan kıyılarından yaklaşık 540 geri itme vakası yaşanırken, en az 17 bin göçmen zor kullanılarak Türkiye kara sularına itildi.

]]>
Thu, 23 Jun 2022 08:37:00 +0300
Zelenskiy, Afrika Birliğine hitap edecek Dünya https://www.haberolay.net/haber/zelenskiy-afrika-birligine-hitap-edecek-23879 https://www.haberolay.net/haber/zelenskiy-afrika-birligine-hitap-edecek-23879 Afrika basınında çıkan haberlerde, Zelenskiy'nin, bugün videokonferans yöntemiyle Ukrayna'nın başkenti Kiev'den AfB'ye akredite Afrikalı Büyükelçilere hitap edeceği belirtildi.

Zelenskiy, AfB'ye hitap etmek istediğini, ilk kez 13 Nisan'da AfB Dönem Başkanı ve Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall aracılığıyla kamuoyuyla paylaşmıştı.

AfB Dönem Başkanı Sall, 3 Haziran'da Rusya'nın Soçi kentinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmüştü.

Ukrayna'ya da gideceğini belirten Sall'in Ukrayna tarafının görüşme talebine karşın ilk olarak Rusya'yı ziyaret etmesi ise dikkati çekmişti.

Gübre ve buğday ihtiyacı kritik noktada

Afrika ülkelerinin büyük bir kısmı, buğday ve gübre ithalatının büyük bir kısmını Rusya ve Ukrayna'dan yapıyor.

Bu nedenle, Rusya-Ukrayna savaşı uzadıkça Karadeniz'e binlerce kilometre uzaklıktaki Afrika'da olası bir gıda krizi de giderek yaklaşıyor.

AfB Dönem Başkanı Sall, geçen hafta Fildişi Sahili'nin Abidjan kentinde düzenlenen Africa CEO Forum'da yaptığı konuşmada, kıtanın büyük bir kısmında yağış mevsiminin başladığını ve süreçte gübre bulamazlarsa ciddi bir gıda krizine sürükleneceklerini söylemişti.

Her 2 ülkeden ithalat yolunun açılması için çabalayan Sall, aynı zamanda Avrupa Birliği'ni de Rus bankalarını SWIFT sisteminden çıkardığı için eleştiriyor.

Sall, Rusya'dan ithalat yapma şansları dahi olsa SWIFT sistemi olmadan ödeme yapamayacaklarını, böylece ürüne de ulaşamayacaklarını söylüyor.

Bazı Afrika ülkelerinin buğdayı tamamen Rusya ve Ukrayna'ya bağlı

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansının (UNCTAD) yayımladığı rapora göre, 2018-2020'de Rusya'dan 3,7 milyar dolarlık, Ukrayna'dan ise 1,4 milyar dolarlık buğday ithal eden Afrika ülkeleri toplam ithalatının yüzde 44'ünü bu iki ülkeden gerçekleştirdi.

Halihazırda 25 ülke, ithal ettiği buğdayın üçte birinden fazlasını Rusya ve Ukrayna'dan karşılarken bazı ülkelerde bağımlılık oranı yüzde 90'ının üzerine çıkıyor.

Somali ve Benin buğday ithalatının yaklaşık yüzde 100'ünü bu ülkelerden yaparken Mısır'da bu oran yüzde 80'in üzerinde bulunuyor.

Benin, Tanzanya, Sudan, Madagaskar, Kongo, Ruanda ve Senegal gibi 16 ülke ise ithalatın yüzde 50'den fazlasını bu iki ülkeden gerçekleştiriyor.

]]>
Mon, 20 Jun 2022 09:24:00 +0300
Suudi Arabistan bu yılki hac planını açıkladı Dünya https://www.haberolay.net/haber/suudi-arabistan-bu-yilki-hac-planini-acikladi-23877 https://www.haberolay.net/haber/suudi-arabistan-bu-yilki-hac-planini-acikladi-23877 Suudi Arabistan, bu seneki hac planını kamuoyuyla paylaştı.

Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi İşleri Genel Başkanı ve Kabe İmamı Şeyh Abdurrahman es-Sudeys, Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia'nın da katıldığı bir toplantıda bu yılki hac planına ilişkin açıklamada bulundu.

Sudeys, bu seneki hac sezonunun öne çıkan özelliğinin modern teknolojiler, yeni uygulamalar ve yapay zekanın kullanılması olduğunu belirtti.

Bu yıl hac mevsimi için şu ana kadarki en büyük operasyonel planı hazırladıklarını ifade eden Sudeys, planın, Suudi Arabistan'ın 2030 vizyonu kapsamındaki stratejik hedefleriyle bağlantılı olacağını dile getirdi.

Sudeys plan doğrultusunda, hacıların ibadetlerini daha rahat yapabilmeleri için 10 bin görevlinin hazır bulunacağını, Kabe'nin çevresinin sadece hacıların tavafına, diğer genişletilmiş alanların ise nafile tavaflara ayrılacağını, Kral Abdulaziz, Kral Fehd ve Es-Selam kapılarının hacılara tahsis edileceğini aktardı.

Bakan Rabia ise sağlık koşullarına göre hacıların sayısını kademeli olarak artırmayı istediklerini dile getirdi.

Suudi Arabistan, Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021'de hac ibadeti için sadece ülke içinden ve sınırlı sayıda hacı adayına izin vermişti.

Bu yıl yurt dışından hacı adaylarını kabul etmeye başlayan Suudi Arabistan, henüz tamamıyla etkisi sona ermeyen Kovid-19 salgını nedeniyle Türkiye'ye 37 bin 770 kişilik kontenjan ayırmıştı.

Suudi Arabistan bu yıl hac ibadeti için ülke içinden ve dışından toplam 1 milyon ziyaretçinin kabul edileceğini açıklamıştı.

]]>
Mon, 20 Jun 2022 09:02:00 +0300
Kritik toplantı İstanbul’da yapıldı Dünya https://www.haberolay.net/haber/kritik-toplanti-istanbulda-yapildi-21856 https://www.haberolay.net/haber/kritik-toplanti-istanbulda-yapildi-21856  

Rusya ve Ukrayna müzakere heyetlerinin İstanbul'da bir araya geldiği toplantı tamamlandı.

Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisinde başlayan toplantıya, sabah ilk olarak Ukrayna, ardından Rusya heyeti geldi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açılış konuşmasını yapmak üzere geldiği Çalışma Ofisi'ndeki toplantı, konuşmanın ardından başladı.

Toplantı, Rusya ve Ukrayna taraflarının hem heyet başkanları hem de heyetler arası görüşmelerinin ardından sona erdi.

Görüşmelere Rus iş insani Roman Abramoviç de katıldı. Rusya ve Ukrayna'da arabuluculuk çalışmaları yürüten Abramoviç, ay başında Moskova ve Lviv'de temaslarda bulunmuştu.

ABD basınında çıkan haberlerde, Amerikan yönetiminin, arabuluculuk çalışmaları nedeniyle Abramoviç'i yaptırım uygulanan "Rus oligarklar" arasına almadığına yer verilmişti.

Podolyak: Kilit konu, uluslararası güvenlik garantileri konusunda anlaşma

Toplantı devam ederken Ukrayna basınına açıklamalarda bulunan Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Danışmanı Mihail Podolyak, "Kilit konu, Ukrayna için uluslararası güvenlik garantileri konusunda bir anlaşmanın sağlanmasıdır. Ancak böyle bir anlaşma ile savaşı Ukrayna'nın ihtiyaç duyduğu şekilde sonlandırabiliriz." dedi.

Podolyak, müzakerelerin bir gündeminin de birikmiş tüm insani sorunların çözülebilmesi için ateşkesin sağlanması olduğunu vurgulayarak savaş kurallarının ihlalinin artmasının da önemli bir sorun olduğunu kaydetti.

Toplantıda savaş esirlerine muamele konusunun da gündeme geldiğini belirten Podolyak, "Her iki taraf da savaş kurallarına uymalı. Her ihlal vakası ilgili makamca ayrıntılı şekilde araştırılacak ve uygun yasal sonuçları olacaktır." diye konuştu.

Putin'in Müşaviri Medinskiy: Esir alınan Rus askerlere zorbalık yapanları cezalandırma sözü verildi

Rus heyetine başkanlık eden Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Müşaviri Vladimir Medinskiy de gazetecilere yaptığı açıklamada, esir alınan Rus askerlerinin bacaklarından silahla vurulmasının gündeme geldiğini aktardı.

Medinskiy, "Rus askerlerine zorbalık yapanların video kayıtlarını protesto ettiğimizi söyleyebilirim. Bu protesto Ukrayna tarafı tarafından kabul edildi. Bu savaş suçlarına izin verenlerin yakalanmaları halinde en ağır önlemleri alacaklarına söz verdiler." ifadesini kullandı.

Ukraynalı müzakereci Arakhamia: Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 8 ülkeyi garantör olarak görmek istiyoruz

Toplantının sona ermesinin ardından açıklama yapan Ukraynalı müzakereci Arakhamia, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 8 ülkeyi garantör ülke olarak görmek istediklerini söyledi.

Rusya: Kiev ve Çernigiv yönlerinde askeri eylemleri azaltmaya karar verdik

Rus heyeti, Ukrayna tarafıyla İstanbul'da yaptıkları görüşmelerin yapıcı geçtiğini açıkladı.

]]>
Tue, 29 Mar 2022 15:02:00 +0300
Polonya, Belarus sınırına gazetecilerin girmesine izin verecek Dünya https://www.haberolay.net/haber/polonya-belarus-sinirina-gazetecilerin-girmesine-izin-verecek-19113 https://www.haberolay.net/haber/polonya-belarus-sinirina-gazetecilerin-girmesine-izin-verecek-19113 Başbakanlık Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, hükümet tarafından ülke sınırlarını koruma yasasına ilişkin bir düzenlemenin kabul edildiği bildirildi.

Açıklamada, düzenlemenin sınırların daha etkili bir şekilde korunmasını öngördüğü, bununla birlikte gazetecilerin Polonya-Belarus sınırına belirli koşullarda girmelerine olanak sunduğu kaydedildi.

İki ülke sınırında Avrupa’ya göçme arayışındaki kişilerin oluşturduğu baskının sürdüğüne işaret edilen açıklamada, Belarus tarafının sergilediği tutum vurgulandı.

Açıklamada, düzenlemeyle sınır muhafızlarının güvenliğinin de artacağı ve gazetecilerin sınır bölgesinde özel şartlarda çalışabileceği ifade edildi.

Bu arada Parlamento Sözcüsü Ryszard Terlecki, büyük olasılıkla ulusal medya kuruluşlarına izin verileceğini bölgesel basına müsaade edilmeyeceğini söyledi.

Avrupa’ya göç arayışıyla Belarus’tan Polonya’ya geçmeye çalışan kişilerin iki ülke sınırında yol açtığı gerginlik nedeniyle söz konusu bölgede olağanüstü hal ilan eden Varşova, yaklaşık 400 kilometre uzunluğundaki alana gazeteci ve sivil toplum kuruluşlarının girişine izin vermiyordu.

]]>
Tue, 16 Nov 2021 10:11:00 +0300
Rusya, İsrail'den yardım talebinde bulundu! Dünya https://www.haberolay.net/haber/rusya-israilden-yardim-talebinde-bulundu-18800 https://www.haberolay.net/haber/rusya-israilden-yardim-talebinde-bulundu-18800 ABD merkezli haber sitesi Axios muhabiri Barak Ravid'in İsrailli yetkililere dayandırdığı bilgiye göre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İsrail Başbakanı Naftali Bennett'ten Biden yönetimini, Rus şirketlerinin ülkenin yeniden inşasında yer almasına izin vermek için Suriye'ye yönelik yaptırımların bir kısmını hafifletmeye teşvik etmesini istedi.

Putin'in geçen Cuma günü Soçi'de yaptığı görüşmede Bennett'e bazı Rus şirketlerinin ABD yaptırımlarından etkilenmek istemedikleri için Suriye'de iş yapmaktan korktuklarını söylediği iddia edildi.

İsrailli yetkililer, Putin'in Rus gelirlerini artırmak ve Suriye ekonomisindeki etkisini artırmak için Rus şirketlerinin Suriye'deki büyük yeniden yapılanma projelerinin çoğunu satın almasını istediğini söyledi.

Rusya, İsrail'den yardım talebinde bulundu!

Yetkililere göre Ruslar, yaptırımların olduğu gibi devam etmesinin İran şirketlerinin büyük projeleri tekellerine almalarının ve böylece İran'ın Suriye'deki etkisini artırmanın yolunu açtığını savunuyorlar.

Kaynak, Rusların, İsrail'in İran'ın Suriye'deki kontrolünü zayıflatma konusundaki çıkarlarının Bennett hükümetini Biden yönetimini yaptırımları hafifletmeye zorlamaya teşvik edeceğini umduğunu belirtti.

Rusların, Suriye'de ilerlemenin yollarını tartışmak için Rusya, İsrail ve ABD'nin ulusal güvenlik danışmanlarıyla üçlü bir toplantı yapmaya çalıştıklarını, İsrailli yetkililerin bu fikri iki tarafla tartıştıklarını söylediklerini vurguladı.

ABD medyası daha önce ABD Başkanı Joe Biden yönetimini Esad yönetimini baskı altına alma yönündeki Amerikan yaklaşımından vazgeçmekle suçlamıştı.

 

KAYNAK: HABER7

]]>
Thu, 28 Oct 2021 14:10:00 +0300